ABD’nin İran’a saldırısına tepkiler ve destek mesajları

ABD’nin İran’a saldırısına tepkiler ve destek mesajları

ABD’nin bu sabah İran’a yönelik yaklaşık 6 saat önce başlayan saldırılarına bazı devletlerden tepki gelirken çoğu sessizliğini koruyor. Türkiye’den henüz bir açıklama yapılmadı. KKTC Cumhurbaşkanı, barışçıl yolla çözüm bulunmalı açıklaması yaparken en sert tepki ise İspanya’dan geldi, ABD’nin yaptıklarını ‘barbarlık’ olarak niteledi.

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran’a yönelik ABD-İsrail saldırılarını eleştirdi. ABD’yi kastederek, “Barış gücü, bir kez daha gerçek yüzünü gösterdi.” ifadesini kullanan Medvedev, şunları kaydetti:

“İran ile yapılan tüm müzakereler, (saldırıyı) örtbas etme operasyonudur. Kimse bundan şüphe duymadı. Hiç kimse gerçekten bir şey müzakere etmek istemedi.”

Medvedev, “Soru, düşmanının utanç verici sonunu görmek için kimin daha fazla sabra sahip olduğudur.” görüşünü paylaştı.

ABD’nin sadece 249 yaşında olduğunu, Pers İmparatorluğu’nun ise 2 bin 500 yıl önce kurulduğunu hatırlatan Medvedev, “100 yıl sonra (ne olacağını) göreceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Ayrıca Rusya Dışişleri Bakanlığından, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarına ilişkin yapılan yazılı açıklamada, bu saldırının planlı olduğuna işaret edilerek, şu ifadeler kullanıldı:

“Egemen ve bağımsız Birleşmiş Milletler (BM) üyesi devlete yönelik saldırı, uluslararası temel ilkeleri ihlal ediyor. Saldırıların yeniden başlatılan müzakere süreci devam ederken yapılması kınanmayı hak ediyor.”

Açıklamada, BM ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) dahil uluslararası toplumun Orta Doğu’da barış, istikrar ve güvenliği yok etmeyi hedefleyen sorumsuzca yapılan eylemleri objektif şekilde değerlendirmesi gerektiği vurgulandı.

Söz konusu saldırıların Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması için olumsuz sonuçlar doğurabileceği ifade edilen açıklamada, şunlar aktarıldı:

“UAEA güvencesi altındaki nükleer tesislerin bombalanması kabul edilemez. Washington ve Tel Aviv, bölgeyi insani, ekonomik ve radyolojik bir felakete sürükleyen tehlikeli bir maceraya bir kez daha girişti. Onlar, yaratılan krizin doğuracağı olumsuz sonuçlardan sorumlu. ABD yönetiminin son birkaç aydır dünya düzeninin uluslararası hukuk temellerine saldırması endişe vericidir. Durumun derhal siyasi ve diplomatik çözüm yoluna döndürülmesini talep ediyoruz.”

Açıklamada, Rusya’nın uluslararası hukuk çerçevesinde barış yollarını bulma konusunda yardımcı olmaya hazır olduğu kaydedildi.

Pakistan

Pakistan Dışişleri Bakanlığı, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundan, ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarına ilişkin paylaşım yaptı.

Erakçi’nin, Pakistan Dışişleri Bakanı Dar’ı aradığı belirtilen açıklamada, ikilinin bölgedeki son durumu görüştüğü kaydedildi.

Dar’ın, krizin barışçıl şekilde müzakere yoluyla çözülmesi için diplomatik çabaların acilen yeniden başlatılması ve gerginliğin derhal durdurulması çağrısında bulunduğu belirtilen açıklamada, “Dar, İran’a yönelik gerekçesiz saldırıları şiddetle kınadı.” ifadesi kullanıldı.

Hamas

Hamas’tan yapılan yazılı açıklamada, ABD ve İsrail’in söz konusu saldırılarının yalnızca İran’ı değil bölgenin tamamını hedef aldığı ve bölge güvenliği, istikrarı ile egemenliğine yönelik açık bir saldırı niteliği taşıdığı ifade edildi.

Açıklamada, ABD-İsrail’in, herhangi bir Arap ya da İslam ülkesine saldırılarının kabul edilemez olduğu vurgulandı.

Hamas açıklamasında, İran ile dayanışma içinde olduklarını belirterek Arap ve İslam ülkelerine birlik ve dayanışma çağrısında bulundu.

Açıklamada ayrıca, saldırıların bölgeyi yeniden şekillendirme ve “büyük İsrail” hedefi doğrultusunda Arap ve İslam toprakları ile halklarının çıkarlarını hedef alma amacı taşıdığı savunuldu.

Avrupa Birliği

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, ABD X’ten yaptığı açıklamada, “Orta Doğu’daki son gelişmeler tehlikeli.” mesajını paylaştı.

Tahran’ın “binlerce insanı öldüren, balistik füze ve nükleer programlarıyla, terör gruplarına verdiği destekle küresel güvenliğe ciddi bir tehdit” oluşturduğunu iddia eden Kallas, AB’nin İran’a karşı yaptırımlar uyguladığını ve nükleer konu da dahil olmak üzere, diplomatik çözümleri desteklediğini anımsattı.

Kallas, hemen siyonist İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar ve bölgedeki diğer bakanlarla görüştüğüne işaret ederek şunları ifade etti:

“AB ayrıca diplomatik yolları araştırmak için Arap ortaklarıyla yakından koordinasyon sağlıyor. Sivillerin korunması ve uluslararası insancıl hukuk önceliğimizdir. Konsolosluk ağımız, AB vatandaşlarının ayrılışlarını kolaylaştırmak için tam olarak çalışıyor. Bölgeden gerekli olmayan AB personeli geri çekiliyor.”

Kallas, AB’nin Aspides deniz misyonunun Kızıldeniz’de yüksek alarmda kalmaya devam ettiğini ve deniz koridorunun açık kalmasına yardımcı olmak için hazır beklediğini kaydetti.

İsviçre

İsviçre Dışişleri Bakanlığının X hesabından paylaşımda bulunuldu. Paylaşımda, “İsviçre, ABD ve İsrail’in İran’a karşı bugün gerçekleştirdiği saldırılardan derin endişe duyuyor.” ifadesi kullanıldı.

Birleşmiş Milletler (BM) Şartı ve uluslararası insancıl hukuk da dahil uluslararası hukuka tam saygı gösterilmesinin talep edildiği paylaşımda, “Tüm tarafları azami ölçüde itidal göstermeye, sivilleri ve sivil altyapıyı korumaya çağırıyoruz. İsviçre Büyükelçiliği, faaliyetlerine devam ediyor.” bilgisi verildi.

Paylaşımda, İsviçre’nin iyi niyet çağrılarının ilgili tarafların hizmetinde olduğu vurgulandı.

Almanya

Alman Hükümet Sözcüsü Stefan Kornelius, yaptığı yazılı açıklamada, Alman hükümetinin bu sabah İsrail’in İran’a yönelik saldırıları hakkında önceden bilgilendirildiğini belirtti.

Kornelius, Alman hükümetinin gelişmeleri yakından takip ettiğini ve Avrupalı ortaklarla yakın koordinasyon içinde olduğunu ifade ederek, Başbakan Friedrich Merz’in güvenlikle ilgili bakanlarıyla görüşmeler yaptığını ve gün içinde başka görüşmeler de yapacağını kaydetti.

Almanya Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada da İran, İsrail ve bölgedeki durumun yakından takip edildiği aktarıldı.

Açıklamada, bakanlığın İran ve İsrail’deki büyükelçiliklerle ve bölgedeki diğer Alman temsilcilikleriyle yakın ve sürekli temas halinde olduğu bildirildi.

Alman hükümetinin kriz masasının bugün toplanacağı vurgulanan açıklamada İran, İsrail ve bölgedeki Alman vatandaşlarına kriz durumu irtibat listesine (ELEFAND) kayıt olmaları ve güvenlik konusunda bölgedeki makamların talimatlarına uymaları çağrısı yapıldı.

Fransa

Fransa Silahlı Kuvvetler Bakanlığı Uluslararası İlişkiler ve Strateji Genel Müdürü Alice Rufo, France 2 kanalına yaptığı açıklamada, “Elbette bu gibi durumlarda önceliğimiz bölgedeki vatandaşlarımızı ve güçlerimizi korumak ve durumu eş zamanlı izlemektir, biz de bunu yapıyoruz.” dedi.

Genel Müdür Rufo ayrıca, İsrail askeri yetkililerinden “önleyici saldırılara” ilişkin bilgi aldıklarını ve İsrail’de İran’ın misillemelerine karşı üst düzey teyakkuz haline geçildiğini belirtti.

Bölgedeki Fransızlara ihtiyatlı olmaları ve Fransız diplomatik temsilciliklerinin tavsiyelerine uymaları çağrısı yapan Rufo, askeri tırmanışın gelecek saatlerde nereye evrileceğini takipte olacaklarını söyledi.

Malezya

Malezya Başbakanı Enver İbrahim, X üzerinden yaptığı açıklamada, saldırıları eleştirerek, “İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve buna eşlik eden Amerikan askeri harekatı, Orta Doğu’yu felaketin eşiğine getiriyor.” ifadesini kullandı.

İsrail’in saldırılarının devam eden müzakereleri sabote etmek ve diğer ülkeleri “kontrol altına alınması imkansız bir çatışmanın içine sürüklemek için yapılan alçakça bir girişim” olduğunu vurgulayan Enver, ABD ve İran’ı gerilimi daha da tırmandırmak yerine diplomatik bir çıkış yolu aramaya, uluslararası toplumu ise acilen ve çifte standart uygulamadan harekete geçmeye çağırdı.

Enver, İran ve bölgenin diğer yerlerinde bulunan Malezyalıların güvenliği konusunda endişeli olduğunu belirterek, bu konuyla ilgili bölgesel ortaklarla bir sonraki adımlar konusunda irtibat halinde olacağını kaydetti.

Avustralya

Avustralya Başbakanı Anthony Albanese, X sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini, Avustralya vatandaşlarına İran’a seyahat etmemeleri ve halihazırda orada bulunan vatandaşların ülkeden ayrılmaları çağrısında bulundu.

Albanese, güvenlik endişeleri nedeniyle İsrail ve Lübnan için seyahat uyarısını en yüksek seviyeye çıkarttıklarını da açıkladı.

Endonezya

Endonezya Dışişleri Bakanlığının X hesabından yapılan açıklamada, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin başarısızlıkla sonuçlanmasından ve bunun Orta Doğu’da askeri gerilimi artırmasından duyulan üzüntü vurgulandı.

Taraflara itidal ve diplomasi çağrısında bulunulan açıklamada, Endonezya Cumhurbaşkanı Prabowo Subianto’nun iki tarafın da kabul etmesi durumunda arabuluculuk yapmaya ve gerekirse Tahran’a gitmeye hazır olduğu bildirildi.

KKTC

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, saldırılara ilişkin, “Bölgenin, dünyanın ve uygarlığın, bir an önce kuralların ve uluslararası hukukun hakim olduğu, istikrarın ve kalıcı barışın diplomasi yoluyla ve hukuk zemininde tesis edildiği bir düzene gereksinimi var.” görüşlerini aktardı.

Erhürman, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının farklı etkiler yaratma potansiyeli taşıdığına, kalıcı barış ve istikrar açısından riskleri daha da artırdığına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Barışçıl bir halk olan Kıbrıs Türk halkı adına dileğim ve çağrım, çocuklar ve insanlar ölmeden sorunlara bir an önce diplomasi yoluyla hukuk zemininde çözümler üretilmesi yolunun seçilmesidir.”

Japonya

Jiji Press’in haberine göre Japonya Başbakanı Takaiçi Sanae, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılar başlatmasının ardından Japon hükümetinin her türlü riske karşı hazırlık yapacağını ve mümkün olan tüm önlemleri alacağını söyledi.

İlgili devlet kurumlarına bilgi toplamak ve Japon vatandaşlarını korumak için “ellerinden gelenin en iyisini yapmaları” talimatını verdiğini aktaran Takaiçi, hükümetin başbakanlık kriz yönetim merkezinde “İran durumuyla” ilgili bir bilgi irtibat bürosu kurduğunu duyurdu.

İspanya

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, İran’a saldırı başlatan ABD ve İsrail’in tek taraflı askeri harekatına karşı olduklarını bildirdi. Sanchez, X hesabından yaptığı yazılı açıklamada, “ABD ve İsrail’in tek taraflı askeri harekatını reddediyoruz. Bu harekat, gerilimi tırmandırıyor ve daha belirsiz ve düşmanca bir uluslararası düzene katkıda bulunuyor. İran rejiminin ve Devrim Muhafızlarının eylemlerini de reddediyoruz. Orta Doğu’da uzun süreli ve yıkıcı bir savaşa daha tahammül edemeyiz.” ifadelerini kullandı.

Dışişleri Bakanı Jose Manuel Albares de X’teki açıklamasında, “ABD ve İsrail’in İran’ı bombalamasının ardından yaşanan ciddi durumu yakından takip ediyorum. Uluslararası hukuka saygı gösterilmesini talep ediyoruz. Şiddet yalnızca kaos getirir. Barış ve istikrara giden yol, gerilimin azaltılması ve diyalogdur. Bölgedeki İspanyol büyükelçilikleri İspanyollar için tamamen faaliyettedir.” değerlendirmesini yaptı.

İspanya’daki azınlık koalisyon hükümetinin küçük ortağı Sumar ittifakından bazı bakanlar da saldırıyı kınadı.

Kültür Bakanı Ernest Urtasun, Katalonya radyosuna verdiği demeçte, “Bu yasa dışı ve tek taraflı bir saldırı. Bunu kınıyorum ve AB’nin de aynı şeyi yapmasını umuyorum. Çünkü bu saldırı, sonunu öngöremediğimiz bir askeri tırmanmaya yol açacaktır.” şeklinde konuştu.

ABD’de mevcut yönetimin politikasını “barbarlık” olarak tanımlayan Urtasun, “İran’a bugün başlatılan saldırıyı, daha fazla baskıya ve uluslararası hukukun ortadan kaldırılmasına yol açacak yasa dışı bir saldırı olarak görüyoruz. Alternatif, insan haklarını ilerleten ve nükleer silahları ortadan kaldıran bir diyalog çerçevesidir.” dedi.

Sağlık Bakanı Monica Garcia da gazetecilere, saldırıyı kınadığını, bunun “emperyalist bir girişim” olduğunu söyleyerek, “İspanya hükümeti, (ABD Başkanı Donald) Trump yönetimiyle, İsrail’le ve dünyanın dört bir yanındaki diktatörlükler ve teokrasilerle yüzleşmekten hiçbir zaman çekinmedi.” diye konuştu.

ABD-İsrail’in İran’a saldırıları ve İran’ın misillemeleri

İran ile ABD arasındaki müzakere süreci devam ederken, İsrail ve ABD sabah saatlerinde İran’a ortak saldırılar düzenledi.

İsrail Savunma Bakanlığı, İsrail’in İran’a “önleyici saldırı” başlattığını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump da İran’a yönelik “büyük bir operasyon” başlattıklarını açıkladı.

Saldırılar kapsamında başkent Tahran, İsfahan, Kerec, Kum, Tebriz, Buşehr, Kirmanşah ve İlam kentleri hedef alındı.

İran ve İsrail, hava sahasını kapatırken, İsrail genelinde olağanüstü hal ilan edildi, sirenler çaldı. İran’ın karşı saldırıları öncesinde İsrail halkını sığınaklara yönlendiren uyarılar yapıldı.

İran ordusu, ABD ile İsrail’in saldırılarına karşılık İsrail’e onlarca balistik füze ve insansız hava araçlarıyla karşı saldırılar başlattığını duyurdu.

İran, füze saldırılarıyla Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Katar ve Ürdün gibi ülkelerde eş zamanlı ABD üslerini hedef alırken, Bahreyn’deki ABD donanma üssü vuruldu.

İtalya

İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, ABD ve İsrail’in, İran’a bu sabah başlattığı saldırıların ardından “durumun karmaşık olduğunu ve bunun bir yıldırım savaşı olmayacağını, günlerce süreceğini” söyledi.

ABD ve İsrail’in, İran’a başlattığı saldırılar dolayısıyla sabah saatlerinde Başbakan Giorgia Meloni’nin başkanlık ettiği toplantıya katılan Bakan Tajani, daha sonra krizi takip ettiği Dışişleri Bakanlığı’nda İtalyan basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu. Tajani, “Zor ve karmaşık bir durum söz konusu. Bu bir yıldırım savaşı olmayacak, günlerce sürecek. Hedef, İsrail ve bölgedeki Amerikan üsleri için en tehlikeli olan İran’ın askeri kapasitesini etkisiz hale getirmek.” dedi.

İsrail’in İtalya’yı bilgilendirdiğini belirten Tajani, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar’ın İran’a karşı başlatılan saldırı öncesi kendisine bilgi verdiğini söyledi. Tajani, “Bana savaşın, saldırının hedefinin ne olduğunu söyledi. İran’ın atom projesini sürdürme ve daha uzun menzilli füzelerin de dahil olduğu füze üretimini artırma yönünde gerçek bir niyet gördüklerini ifade etti. Hatta tüm Avrupa’yı vurabilecek füzelerden söz edildi.” diye konuştu.

ABD ve İsrail’in başlattığı saldırının ardından her şeyin İran’a bağlı olduğunu ileri süren Tajani, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Birleşik Arap Emirlikleri’nde patlamalar oldu ve hava sahasını bir haftalığına kapattılar. Dolayısıyla kaygı verici bir atmosfer var. Her şey İran’a bağlı. Eğer İran savaşı genişletmek isterse gerçekten küresel izolasyon riskiyle karşı karşıya kalır ve çok sert bir tepkiyle karşılaşabilir. Umarız durum daha da kötüleşmez.”

Tajani, şu ana kadar İran ve Körfez Bölgesi’ndeki ülkelerde herhangi bir İtalyan vatandaşının zarar görmediğini dile getirerek, şunları dile getirdi:

“İran tarafından füzelerle vurulan Kuveyt’teki üste bulunan İtalyan Hava Kuvvetleri askerleri de tamamen güvende, hepsi sığınaktaydı. Piste ciddi hasar verildi ancak yaralanan İtalyan askeri yok. 5. Filo Komutanlığı’na da bir saldırı düzenlendi ancak bölgede ne sivil ne de asker hiçbir İtalyan bu olaylara karışmış değil.”

Tajani, Kuveyt’te vurulan üste 300’den fazla İtalyan askerinin bulunduğunu ama onlar için de bir sorun olmadığı bilgisini paylaşırken, “Askerlerimiz Lübnan’da, Ürdün’de ve Eriha’daki Jandarma birlikleri dahil olmak üzere güvende. Özetle, şu an için vatandaşlarımız açısından, özellikle askerlerimiz için ciddi bir alarm durumu yok. Ancak elbette durum zor ve karmaşık, bu bir yıldırım savaşı olmayacak.” dedi.

Avrupa Birliği’nin (AB) bu krizde neler yapabileceği sorusuna ise Tajani, şu yanıtı verdi:

“Avrupa ne yapabilir? Biz yalnızca gerilimin düşürülmesini desteklemek için çalışabiliriz, ancak artık durum kontrolden çıktı. Avrupa vatandaşlarını güvence altına almaya çalışmak ve diplomatik bir çözüm bulmak için baskı yapmayı sürdürmek dışında yapılabilecek pek bir şey yok. Diplomatik çözüm, İran’ın fiilen nükleer tercihini durdurmaya ve İsrail’i, Amerikan üslerini ve Batı’nın bir bölümünü vurabilecek füzelerin üretimini durdurmaya karar vermesi halinde bulunabilir. Bana göre savaşı durdurmanın tek yolu budur.”

İtalya’nın, ABD ve İsrail’in İran’a saldırısında önceliği vatandaşlarının güvenliği
Başbakanlıktan yapılan yazılı açıklamada da Giorgia Meloni’nin, başbakan yardımcıları, savunma bakanı ve istihbarat teşkilatlarının üst düzey yetkilileriyle Orta Doğu’daki son gelişmeleri görüşmek üzere acil bir toplantı yaptığı belirtildi.

Açıklamada, şu ifadeler yer aldı:

“Toplantıda, durum genel hatlarıyla ele alındı, öncelik Orta Doğu’da bulunan İtalyan vatandaşlarının güvenliğine verildi. Hükümet, tüm vatandaşları azami dikkat göstermeye ve bölgedeki İtalya büyükelçilikleri ile Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan uyarıları dikkatle takip etmeye çağırıyor.

Bu özellikle zor dönemde İtalya, medeni ve siyasi haklarına saygı gösterilmesini cesaretle talep etmeye devam eden İran sivil halkına yakınlığını bir kez daha ifade etmektedir. Başbakan, gerilimin azaltılmasına katkı sağlayabilecek her türlü girişimi desteklemek amacıyla önümüzdeki saatlerden itibaren başlıca müttefikler ve bölge liderleriyle temas halinde olacaktır.”

İtalyan ITA Airways, Roma-Tel Aviv seferlerini karşılıklı durdurdu
İtalya’nın bayrak taşıyıcı hava yolu şirketi ITA Airways’den yapılan yazılı açıklamada, Orta Doğu’daki mevcut durum ışığında, ITA’nın Roma-Tel Aviv ve Tel Aviv-Roma seferlerini 7 Mart’a kadar askıya aldığı bildirildi.

ITA Airways ayrıca yine 7 Mart’a kadar, İsrail, Lübnan, Ürdün, Irak ve İran hava sahalarını da kullanmayacağını açıklarken, operasyonel gerekçelerle Dubai’ye gidiş-geliş seferlerini de 1 Mart’a kadar durdurduğunu kaydetti.

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *