Siyonist barbarların 2 yılı aşkın zamandır devam ettiği, soykırıma varan saldırılarına maruz kalan, 2006’dan bu yana abluka altındaki Gazze Şeridi’ndeki Filistinliler, bu yıl da ramazan ayına yokluk ve imkansızlığın yanı sıra kayıplarının üzüntüsüyle girdi.
İsrail’in Ekim 2023’te başlayan ve 2 yıldan fazla süren saldırıları nedeniyle Gazze’de 72 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, yüzlerce aile nüfustan silindi.
Soykırım saldırılarında binlerce çocuk annesiz veya babasız kaldı, birçok aile eve ekmek getiren üyelerini kaybetti.
Saldırılar nedeniyle binaların yüzde 90’ının yıkıldığı Gazze’deki 2 milyondan fazla Filistinin büyük çoğunluğu derme çatma çadırlarda hayata tutunmaya çalışıyor.
Ateşkes anlaşmasında her gün 600 insani yardım tırının Gazze’ye geçişine izin verilmesi maddesine rağmen İsrail, bu yardımların girişini de kısıtlıyor.
Hayatın altüst olduğu Gazze’de iş imkanları da yok denecek kadar az. Tüm bu sorunlar nedeniyle Gazze’deki Filistinlilerin birçoğu ramazan ayına gıda sıkıntısı başta olmak üzere birçok sorunla girdi.

İsrail saldırılarında eşi ve oğlunu kaybeden görme engelli Hale Muhammed Ahmed Avad da Han Yunus’ta sığındığı derme çatma çadırda 7 çocuğuyla yaşam mücadelesi veriyor.
Eşini ve oğlunu kaybetmesi nedeniyle evin geçimini üstlenecek kimsesi kalmadığı için Avad ve çocukları yardımlarla ayakta kalmaya çalışıyor.
İsrail saldırıları nedeniyle hayatları altüst olan Avad ve çocukları, hem yakınlarını kaybetmenin acısı hem de geçim sıkıntısı nedeniyle güçlükler içinde ramazana girdi.
Eşi ve oğlunu kaybeden ve en büyüğü 15 yaşındaki 7 çocuğunun karnını doyurma mücadelesi veren Avad, İsrail saldırıları nedeniyle hayatlarının nasıl altüst olduğunu AA muhabirine anlattı.

Görme engelli Filistinli anne, İsrail’in saldırıları başlamadan önceki ramazanları mutluluk içinde karşıladıklarını, şimdi ise türlü güçlüklerle karşı karşıya olduklarını belirtti.
Eşi ve oğlu olmadan ramazan karşılamanın tarifi mümkün olmayan bir acı olduğunu dile getiren ve gözyaşı döken Avad, “Allah’a hamdolsun bu yıl da ramazan ayını karşılıyorum. Bu yıl eşim olmadan karşıladığım ikinci ramazan. Eşimi ne sofrada ve ne yanımda bulabiliyorum. Eşim önceki ramazanlarda eve fenerler ve süsler getirir, çocukları sevindirirdi. Çocuklara salata, kadayıf yapardı. Bayramda ise elbiseler alarak çocukları sevindirirdi. Çocukları mağazalara götürür, onlara ve bana elbise satın alırdı. Şimdi ise bunların hiçbiri yok.” diye konuştu.
“Saldırılar bana hiçbir hatıra bırakmadı”
Yaşadığı zorlukları anlatmakta zorlanan Avad, eşinin kendisine çok yardımcı olduğunu belirterek, “Eşim elimi tutar ve bana ‘Ummu Muhammed buradan gel, buradan yürü, bugün ne getirelim, bugün ramazanda ne yapalım? Gel kadayıfların içini birlikte dolduralım’ derdi.” ifadelerini kullandı.
Eşinin kaybını özellikle ramazan ayında daha fazla hissettiğini, hayatta iken eşinin istediği her şeyi aldığını belirten Avad, “Şimdi ise her şeyden mahrum kaldım, evim dahi yok oldu, saldırılar bana geride hiçbir hatıra bırakmadı.” şeklinde konuştu.
“Çocuklarımdan 5’i oruç tutuyor”
Psikolojisinin çökmüş durumda olduğunu vurgulayan Avad, “Evde oruç tutacak 5 kişi var; bunların ilki 15 yaşındaki Bera, Cena 14, Muhammed 13, Aye 12 ve Lina 9 yaşında. Saldırılar ve açlık nedeniyle pek çok şeyden mahrum kaldık fakat bu bizi çocuklarımızı oruca alıştırmaktan alıkoyamayacak.” diye konuştu.
“Görme engelli olarak çadırda yaşam çok zor”
Eşini kaybetmenin zaten zor olduğunu; özel ihtiyaç sahibi bir anne olarak daha da zorlandığını vurgulayan Avad, görme engelli olması nedeniyle çadırda yaşam sürmesinin çok zor olduğuna dikkati çekti.
Filistinli kadın, saldırıların tamamen bitmesini, insanların rahatlamasını; tüm dünyaya iyilik ve barışın geri dönmesini temenni etti.
Filistinli anne, kayıplarını fotoğraflarıyla anıyor
Ramazan ayına kaybettiği yakınlarının acısıyla giren diğer Filistinli de 43 yaşındaki Hidaye Selman Hamayide.
Eşini ve oğlunu İsrail saldırılarında yitiren Filistinli anne, eski fotoğraflara bakarak gözyaşı döküyor.
Hamayide, hem eşi ve oğlunu kaybetmesi hem de maddi imkansızlıklar nedeniyle ramazana girmenin acısını derinden hissettiklerini belirtti.
Birisi zihinsel engelli 3 yetim çocuğuyla bir çadırda yaşam mücadelesi veren Hamayide, İsrail saldırılarından parçalanmadan ailesinin bir arada bulunduğu bir fotoğrafı göstererek, “Burada hepimiz varız, çocuklarım var. İsrail saldırısında hayatını kaybeden oğlum ve eşim de var. Allah hepsine rahmet eylesin. Bu da eşimin fotoğrafı.” dedi.
Hayatını kaybeden oğlunun fotoğrafını gösteren Filistinli kadın, “Bu oğlum Udey. Ayakları kırılmıştı ancak iyileşmişti. Ama bir yıl sonra şehit oldu. Allah rahmet eylesin. Bu sene eşim olmadan geçireceğimiz 3’üncü, oğlum olmadan ise ilk ramazan ayı olacak.” bilgisini paylaştı.
Geride iki kızı ve bir erkek çocuğu kaldığını aktaran Hamayide, “Büyük oğlum zihinsel engelli. Hayatını kaybeden Udey ise ondan üç yaş küçük. Udey babasından sonra evde elimiz ve ayağımız; her şeyimizdi. Dışarıda seyyar satıcıların tezgahlarında ya da dayılarıyla beraber çalışır, evimizin geçimini sağlardı.” diye konuştu.
“Oğlum, yardım almaya gittiğinde başından vuruldu”
Hamayide, İsrail saldırılarının gölgesinde açlığın da yayıldığını anımsatarak, şöyle devam etti:
“Bölgede açlığın başlamasının ardından bir şey kazanamaz olduk. Udey, ABD’nin dağıttığı yardımları almaya gitmek zorunda kaldı.
Oraya gider ve bizim için un, pirinç, makarna gibi şeyler getirirdi. Ancak 27 Temmuz 2025’te başından yaralanarak 2 hafta yoğun bakımda kaldı ve şehit oldu. Oğlumu kaybettim. O bizim her şeyimizdi, dayanağımızdı. Yine de her halimiz için Allah’a hamdolsun.”
“Ramazan için ne iftarlık ne de sahurluğumuz var”
Filistinli kadın, eşi ve oğlunun ailenin dayanakları olduklarını ifade ederek, onları her gün yadettiklerini söyledi.
Ramazan ayında daha önce yiyecek ve içecekleri oğlu ile eşinin getirdiğini dile getiren Hamayide, “Oğlum Udey, özellikle babasının vefatından sonraki iki sene ailenin eli kolu oldu. Aileye yiyecek-içecek getirdi; kardeşlerini sevindirmeyi severdi. Kardeşi ramazanda süslemeler yaptığı için ona bazı süsler getirirdi.” dedi.
“Evde bizim nefesimizdi, sesimizdi” dediği oğlunun kaybından sonra daha da zorlandıklarını tekrarlayan Hamayide, “Bizi sahura oğlum Udey uyandırırdı, kalkıp hep beraber sahur yapardık, her şeyimizi getirirdi; iftar malzemesini getirirdi, iftarı hazırlardı. Ailecek birbirimize yardım ederdik, bir aileydik, iftarda bir araya gelirdik. Şu an bir araya geleceğimiz bir aile kalmadı. Ramazan için ne iftarlık ne de sahurluğumuz var.” diye konuştu.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *