İngiltere merkezli Declassified UK tarafından yayınlanan yeni verilere göre, Gazze’deki soykırım sırasında İsrail ordusunda 2.000’den fazla İngiliz vatandaşı görev yaptı. Rakamların İsrail ordusundan alındığını belirten kurum, çifte vatandaş sayısını ise 47 bin olarak açıkladı.
Araştırmacı yayın organı, İsrail ordusuna yapılan Bilgi Edinme Özgürlüğü talebiyle elde edilen rakamlara göre, Mart 2025 itibarıyla İsrail Savunma Kuvvetleri’nde (IDF) 1.686 İngiliz-İsrail çifte vatandaşı ve ayrıca İngiliz, İsrail ve en az bir ek vatandaşlığa sahip 383 kişinin daha görev yaptığını bildirdi. Toplamda 2.069 İngiliz vatandaşı bulunuyor.
İngiliz birliği, İsrail ordusunda görev yapan çok daha büyük bir yabancı uyruklu grubun bir parçasını oluşturuyor. Veriler, İsrail Savunma Kuvvetleri’nde 43.194 çifte vatandaş ve 3.913 çok uyruklu kişinin görev yaptığını, yani en az bir başka uyruğun yanı sıra İsrail vatandaşlığına sahip 47.107 askerin bulunduğunu gösteriyor.
En büyük grubu ABD oluşturuyor; 12.135 ABD-İsrail çifte vatandaşı ve 1.207 ABD çok uluslu vatandaşı olmak üzere toplam 13.342 Amerikalı bulunuyor.
Fransa, 6.127 çifte vatandaş ve 337 çok uluslu vatandaşla ikinci sırada yer alıyor. Rusya (5.067), Almanya (3.901), Ukrayna (3.210), Romanya (1.675) ve Polonya’dan (1.668) da önemli sayılar kaydedildi.
İngiltere’de suçlamalar
Bulgular, İngiliz yetkililerinin, İsrail’in Gazze’deki askeri harekatı sırasında İsrail Savunma Kuvvetleri’nde görev yapan İngiliz vatandaşlarının uluslararası hukuku ihlal edip etmediklerini incelemesi yönünde yeniden çağrılara yol açtı. Bu harekatta 73.000’den fazla Filistinli öldürüldü ve Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD) soykırım suçlamasıyla yargılanıyor.
Geçtiğimiz yıl, Kamu Yararı Hukuk Merkezi ve Filistin İnsan Hakları Merkezi tarafından Metropolitan Polis Teşkilatı’nın savaş suçları birimine, on İngiliz vatandaşının adının geçtiği 240 sayfalık bir dosya sunuldu. Şikayette, sivillerin ve yardım görevlilerinin hedef alınarak öldürülmesinin yanı sıra sivil bölgelere yönelik ayrım gözetmeyen saldırılara karışmak iddia edildi.
İnsan hakları avukatı Michael Mansfield o dönemde “kimse kanunun üstünde değildir” demişti; avukat Paul Heron ise İngiliz vatandaşlarını uluslararası hukukun ağır ihlalleriyle ilişkilendiren güvenilir kanıtlar mevcutsa, yetkililerin soruşturma yürütme görevi olduğunu vurgulamıştı.
Declassified’ın haberine göre, İngiltere Dışişleri Bakanlığı veriler hakkında yorum yapmayı reddetti ve İsrail Savunma Kuvvetleri’nde görev yapan İngilizlerin sayısı hakkında bilgi toplamadığını öne sürdü.
Rakamların yayınlanması daha geniş hukuki soruları da gündeme getiriyor.
Ocak 2024’te Uluslararası Adalet Divanı, Gazze’de soykırım riskinin bulunduğunu belirterek devletlere bu tür suçları önleme yükümlülüklerini hatırlattı.
Temmuz 2024’te ise mahkeme, BM üye devletlerinin İsrail’in Filistin topraklarını yasadışı işgalini sürdürmesine yardım etmekten kaçınmaları gerektiği konusunda uyarıda bulundu.
İngiltere kendi kanununu çiğniyor
Hukuk gözlemcileri ayrıca, İngiliz vatandaşlarının Birleşik Krallık’ın barış içinde olduğu başka bir devletle savaş halinde olan yabancı bir devlet için savaşmasını yasaklayan 1870 tarihli Yabancı Askerlik Yasası’na da işaret etti. Kampanyacılar, verilerde ortaya çıkan İngiliz katılımının boyutunun acil hukuki incelemeyi gerektirdiğini savunuyor.
Kaynak: Middle East Monitor













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *