İran Ordu Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ekreminiya, muhtemel bir savaşın yalnızca tek bir alanla sınırlı kalmayacağını, İsrail’den başlayarak ABD’nin bölgedeki üslerine kadar geniş bir coğrafyayı etkileyebileceğini söyledi.
Devlet televizyonunda yayımlanan “Filistin Ufkuna” adlı programa katılan Ekreminiya, ABD’nin İran’a saldırı tehditlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
İran’ın herhangi bir saldırıya derhal karşılık vermek için hazırlık yaptığını belirten Ekreminiya, “Düşmanın olası bir saldırısına ilişkin gerekli planlar hazırlanmıştır. Düşmanın gerçekleştirebileceği tüm farklı senaryolar için uygun yanıtlarımız mevcuttur.” dedi.
İran’ı tehdit eden ABD Başkanı Donald Trump’ın söylemlerine göre hareket etmediklerini, sürekli hazırlık içinde bulunduklarını kaydeden Ekreminiya, “Trump’ın Amerika’sı hakkında doğru tahminlerde bulunamayız çünkü sürekli sözlerini değiştiren narsist, yanılgı içinde bir kişiyle karşı karşıyayız. Bir savaş senaryosuna kesinlikle hazırız ve görevimiz; güvenliği sağlamak, caydırıcılık tesis etmek ve güçlendirmektir ancak ne olacağı hakkında hiçbir şey söyleyemeyiz.” ifadelerini kullandı.
Ülkeye yönelik en küçük bir saldırıya dahi karşılık vereceklerini söyleyen Ekreminiya, şunları kaydetti:
“ABD Başkanı’nın harekete geçip işi çabucak bitirmesi söz konusu değil. Savaşın kapsamı çok geniş ve Siyonist rejimden ABD’nin askeri üslerinin bulunduğu bazı ülkelere kadar tüm Batı Asya bölgesi füzelerimizin ve insansız hava araçlarımızın menzilinde olacaktır. ABD’nin bize karşı bir saldırı düzenleyip iki saat sonra Başkanı’nın twit atıp her şeyin bittiğini söylemesi söz konusu değildir. Bu saldırı bir ateş fırtınası olacak ve tüm Batı Asya bölgesini saracak.”
Pezeşkiyan, ABD’nin “gerilimi artıran eylemlerine” son vermesi gerektiğini söyledi
İran Cumhurbaşkanlığının yazılı açıklamasına göre, Mesud Pezeşkiyan, ABD’nin gerilimi artıran adımlarının ardından bölgedeki son gelişmeleri değerlendirmek üzere Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Al Sani ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ile ayrı ayrı telefon görüşmeleri gerçekleştirdi.
Görüşmelerde Pezeşkiyan, Katar ve Pakistan’ın İran’a yönelik destek ve dayanışmasını takdir ederek, İslam ülkeleri arasında birlik, dayanışma ve işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
İran’ın dış politikasının uluslararası hukuka dayalı, eşitlikçi ve tehditten uzak bir diplomasi anlayışına dayandığını ifade eden Pezeşkiyan, ABD’nin gerçekten müzakere ve diplomasi arayışında olması halinde gerilimi artıran ve kışkırtıcı adımlara son vermesi ve bunu pratikte göstermesi gerektiğini belirtti.
İran’ın hiçbir zaman savaş başlatmadığını ve çatışmadan yana olmadığını dile getiren Pezeşkiyan, diyalog ve diplomasiye öncelik verdiklerini ancak geçmiş deneyimler ışığında müzakereler sırasında tehdit veya saldırılara maruz kalmayı kabul etmeyeceklerini, ülkeyi ve halkı savunma konusunda kararlı olduklarını söyledi.
Katar Emiri Şeyh Temim ve Pakistan Başbakanı Şerif ise İran’ın güvenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne karşı savaş, yaptırım veya siyasi müdahalelere karşı olduklarını vurguladı.
Her iki lider de diyalog ve diplomasi yoluyla sorunların çözülmesi için çabaların sürdürülmesinin önemine dikkati çekerek, olası bir çatışmanın bölge genelinde ciddi istikrarsızlık ve şiddet riskleri doğurabileceği uyarısında bulundu.
Şeyh Temim ve Şerif ayrıca İran’ın diyalog ve diplomasiye dayalı yaklaşımını olumlu bulduklarını ve bu yaklaşımın sürdürülmesi gerektiğini ifade etti.
İran’dan AB’ye yanıt
İran Dışişleri Bakanlığı, yazılı bir açıklama yayımlayarak, AB’nin Devrim Muhafızları Ordusunu hedef alan kararını kınadı.
Açıklamada, İran İslam Cumhuriyeti’nin resmi silahlı kuvvetlerinin ayrılmaz bir parçası olan Devrim Muhafızları Ordusunun, ülke anayasasına uygun biçimde İran’ın egemenliğini ve ulusal güvenliğini koruduğu ifade edilerek, AB’nin söz konusu girişiminin yalnızca Devrim Muhafızları Ordusunu değil, tüm İran ulusunu hedef aldığı değerlendirmesi yapıldı.
AB’nin bu kararla uluslararası ilişkilerdeki “hukukun üstünlüğü” ilkesini ağır biçimde ihlal ettiğinin vurgulandığı açıklamada, bu tutumun Avrupa’nın uluslararası arenada yapıcı bir aktör olma iddiasına zarar verdiği ve küresel düzeyde hukuksuzluğu teşvik ettiği kaydedildi.
Açıklamada, AB’nin Filistinlilere yönelik soykırımda İsrail rejiminin yanında yer aldığı ve Tel Aviv’in İran’a karşı saldırısı sırasında “suç ortağı” olarak hareket ettiği belirtilerek, Avrupalı yetkililerin Devrim Muhafızları Ordusuna karşı “cezasızlığı önleme” söylemlerinin de “acı bir şakadan ibaret” olduğu ifade edildi.
İran Dışişleri Bakanlığı, AB’nin aldığı kararın siyasi, hukuki ve güvenlik sonuçlarından Avrupalı karar vericilerin sorumlu olacağını belirterek, İran ulusunun meşru çıkarlarını korumak amacıyla gerekli önlemlerin alınacağını bildirdi.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *