ABD’de garantörler, İstanbul’da Hamas görüşmesi

ABD’de garantörler, İstanbul’da Hamas görüşmesi

ABD’nin Miami kentinde bir araya gelen garantörler ABD, Türkiye, Mısır ve Katar temsilcileri, Gazze’deki gidişatı ve ateşkesin ikinci aşamasını masaya yatırdı. Toplantı sonrası ABD, Türkiye ve Mısır tarafından açıklamalar yapıldı. Aynı sıralarda İstanbul’da MİT Başkanı Kalın ile Hamas’ın baş müzakerecisi Halil el-Hayye arasında görüşme gerçekleştirildi.

ABD, Mısır ve Katar’dan yetkililerin katılımıyla ABD’nin Florida eyaletinde bulunan Miami kentinde düzenlenen Gazze konulu toplantıya ilişkin taraflar çeşitli değerlendirmelerde bulundu.

Witkoff’un açıklaması

Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff, X hesabından yaptığı paylaşımda, Florida’nın Miami kentinde Türkiye, Mısır ve Katar’ın katılımıyla gerçekleştirilen Gazze’deki ateşkes sürecine ilişkin görüşmelerin detaylarına ilişkin bilgi verdi.

Gazze’deki ateşkesin birinci aşamasının uygulanmasını gözden geçirmek ve ikinci aşama için hazırlıkları ilerletmek üzere temsilcilerin bir araya geldiğini aktaran Witkoff, “(Gazze’deki ateşkesin) Birinci aşamasında, genişletilmiş insani yardım, rehinelerin cesetlerinin iadesi, kısmi güç çekilmeleri ve düşmanlıkların azaltılması da dahil ilerleme kaydedilmişti.” ifadesini kullandı.

Witkoff, ateşkesin ikinci aşamasına geçme çalışmalarıyla ilgili görüşmede sivilleri korumak ve kamu düzenini sağlamak amacıyla “birleşik bir Gazze yönetimi altında Gazze’de bir yönetim organının kurulmasının önemini vurguladıklarını” belirtti.

Toplantıda Gazze’nin iyileşmesi, bölgesel istikrar ve uzun vadeli refah için gerekli olan ticaretin kolaylaştırılması, altyapı geliştirme, enerji, su ve diğer ortak kaynaklar konusunda işbirliği gibi konularla ilgili görüşüldüğünü bildiren Witkoff, “Bu bağlamda yeniden yapılanmanın sivil, güvenlik ve yeniden inşa aşamaları için geçici bir yönetim olarak Barış Kurulunun yakın zamanda tesis edilmesi ve faaliyete geçirilmesine desteğimizi ifade ettik.” değerlendirmesinde bulundu. Witkoff, toplantıda “Gazze için Kapsamlı Barış Planı’nın” aşamalarının masaya yatırıldığını aktararak, şunları kaydetti:

“Başkan’ın (Donald Trump) 20 maddelik barış planının tamamına olan tam bağlılığımızı yeniden teyit ediyoruz ve tüm tarafları yükümlülüklerine uymaya, itidal göstermeye ve izleme düzenlemeleriyle işbirliği yapmaya çağırıyoruz. İkinci aşamanın uygulanmasını ilerletmek için önümüzdeki haftalarda daha fazla istişare devam edecektir.”

Türkiye’den açıklama

Türk Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, X hesabından konuya ilişkin paylaşım yaptı. Türkiye, ABD, Katar ve Mısır temsilcilerinin 19 Aralık’ta Miami’de bir araya geldiğini belirten Keçeli, Gazze’deki gelişmelerin ele alındığı toplantıda Türkiye’yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın temsil ettiğini aktardı.

Keçeli açıklamasında, “Toplantıda Gazze Barış Planı’nın birinci aşamasının hayata geçirilmesine ilişkin hususlar değerlendirilmiş ve ikinci aşamaya geçiş süreci konusunda fikir alışverişinde bulunulmuştur.” ifadesini kullandı. Görüşmelerde, birinci aşamada sağlanan ateşkesin ihlallere rağmen devam ettiğinin belirtildiğini vurgulayan Keçeli, rehinelerin serbest bırakılmasının tamamlandığı ve çatışmaların büyük ölçüde durdurulduğunun kaydedildiğini aktardı.

Açıklamada, ikinci aşamaya ilişkin Gazze’nin Gazzeliler tarafından yönetilmesini temin edecek düzenlemelerin ele alındığı, barış planında öngörülen Barış Kurulu ile Uluslararası İstikrar Gücü’ne ilişkin atılacak adımların değerlendirildiği belirtildi, “Ayrıca Sayın Bakanımız, söz konusu toplantı vesilesiyle, Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın durdurulmasına yönelik yürütülen temaslar çerçevesinde Miami’de bulunan yetkililerle görüş alışverişinde bulunmuştur.” denildi.

Hakan Fidan’ın açıklaması

Türk Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, basına yaptığı değerlendirmede, Şarm el-Şeyh Barış Zirvesi’nde varılan mutabakatla hayata geçirilen Gazze Barış Planı’nın üstünden epey zaman geçtiğini belirtti, “Şimdi birinci aşamanın son rehinenin de teslim edilmesinden sonra artık tamamlanmış olmasından dolayı artık ikinci aşamaya geçmenin parametreleri konuşuluyor. Belki Şarm el-Şeyh’ten sonra dünkü toplantı en önemli toplantıydı. Dün gece geç saatlere kadar açıkçası çeşitli platformlarda, ortamlarda toplantılarımızı çeşitli şekillerde devam ettirdik.” diye konuştu.

Fidan, yapılan toplantının “umut verici” olduğunu savunarak, “Ama birinci aşamadaki meydana gelen sorunları da detaylı olarak tartışma imkanımız oldu. Özellikle Türkiye olarak (İsrail’in) ateşkes ihlallerinin barış planını tehlikeye soktuğunu, ikinci aşamaya geçmede büyük riskler oluşturduğunu da açıkça ifade ettik. Özellikle İsrail tarafından devam eden ihlaller inanılmaz şekilde süreci daha zor hale getiriyor. Gördüğümüz o ki bütün taraflar, bu konuda mutabakat içerisinde ve bunun önüne geçilme yolu konusunda da çeşitli tartışmalarımız oldu.” ifadelerini kullandı.

Özellikle ara bulucu dört ülke olan ABD, Türkiye, Mısır ve Katar’ın bu konuda üst düzey istişareleri “olabildiğince yoğun bir şekilde devam ettirmelerinin” önemli olduğuna işaret eden Fidan, şöyle devam etti:

“Dün ikinci aşamaya geçişle ilgili üzerinde tartıştığımız konular arasında başta Gazze’nin yeniden imarı konusunda bir ön çalışma var. O sunuldu. Bizim Türkiye olarak ifade ettiğimiz şu; Gazze’yle ilgili yapılacak bütün çalışmalarda üç tane parametre bizim için önemli. Birincisi Gazze’nin Gazzeliler tarafından yönetilmesi, ikincisi Gazze’nin toprak olarak hiçbir şekilde bölünmemesi, üçüncüsü Gazze’de yapılacak her şeyin Gazzeliler için yapılması.”

Fidan, Gazze’nin yeniden imarı için çok fazla yatırımın öngörüldüğünü belirterek, “Bu yatırımın yine Gazzeliler için olması önemli. Bu üç kırmızı çizgi gözetildiği sürece diğer konuların aslında teknik bir platform içerisinde tartışılabileceği konusunda biz genel siyasi stratejik çerçevemizi ilettik. Onun dışında Gazze’nin yönetiminin teknokratlardan oluşan bir komite devri konusunda takvimlendirme nasıl olabilir? Onun tartışmalarını yaptık.” dedi.

Barış Kurulu ve devam eden ilgili çalışmaların hayata geçirilmesi konusunda da görüşüldüğünü belirten Fidan, “Şu anda devam eden paralel tartışmalar var, İstikrar Gücünün (Uluslararası İstikrar Gücü) oluşturulmasıyla alakalı. O konuda neler yapılabilir? Bizim perspektifimiz o konuda neler? Onları da kendi perspektifimizden anlatma, tartışma imkanımız oldu. Diğer arkadaşlarımızın, ülkelerin perspektiflerini de dinledik. Bence üst düzeyde şu ana kadar Şarm el-Şeyh’ten sonraki en önemli görüşmeydi diyebilirim.” değerlendirmesinde bulundu.

Fidan, insani yardımlar konusunun da önemine işaret ederek, şöyle devam etti:

“Cumhurbaşkanımız (Recep Tayyip Erdoğan) da bu konuda çok hassas. Kendisini gece bilgilendirirken de bu konudaki yapılan tartışmaları özellikle altını çizerek ifade ettim. Oraya daha fazla şu anda barınma araçlarının gönderilmesi, çünkü kış yaklaşıyor, kendisi de çok hassas bu konuda. Türkiye’den çadır, konteyner artık ne varsa. Bizim şu anda biliyorsunuz depremden sonra elimizde iki tane husus var; birincisi insani yardımla ilgili özellikle barınmayla ilgili çok sayıda çadır ve konteyner var. Diğeri de depremden dolayı yerle bir olmuş bir coğrafyanın yeniden hayata geçilmesine ilişkin şehirlerin inşa edilmesine ilişkin çok ciddi bir tecrübe var. Biz bu iki tecrübeyi de bu tartışmalarda gündeme getirdik.”

Türkiye’nin, 50 bin kişinin hayatını kaybettiği bir deprem sonrasında yaklaşık 500 bin konutluk bir devasa çalışmayı 3 yıl gibi kısa bir sürede tamamlayarak hayata geçiren bir ülke olduğunu söyleyen Fidan, şunları kaydetti:

“Bu tecrübe Gazze’de de kullanılabilir. Aynı zamanda bizim depremzede vatandaşlarımızın barınma sorununu çözmede kullandığımız altyapımız da onların emrine girebilir. Bunlar tabii yoğun koordinasyon gerektiren konular. Biz bunların takipçisi olmaya devam edeceğiz. Burada altını çizdiğimiz, mutabık kaldığımız konuları şimdi dönünce hem ilgili kurumlarla hem bakanlık içi ilgili genel müdürlüklerle de görev dağılımı yaparak çalışmalarımıza devam edeceğiz.”

Fidan, ABD’nin sadece Gazze değil Ukrayna konusunda da arabuluculuk yaptığını hatırlatarak, “Hafta sonu Gazze toplantısına ilaveten Ukrayna görüşmeleri için de hem Rus tarafından hem Ukrayna tarafından hem Avrupalılardan gelen arkadaşlarımız vardı. Onlarla da bu vesileyle bir araya gelme imkanı bulduk. Hem Amerikalılarla hem Avrupalılarla hem Ukraynalılarla şu barış tartışmalarında en son gelinen nokta, onların gördüğü nelerdir? Onları tartışma imkanımız oldu. Bir görüş alışverişinde bulunuldu.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkmenistan ziyaretinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le uzun bir görüşme yaptığını hatırlatan Fidan, “Orada Sayın Putin’in son tartışılan konularla ilgili perspektifini birinci elden öğrenme imkanımız olmuştu. Dün de Amerikalıların, Avrupalıların ve Ukraynalıların kendi aralarında yaptıkları tartışmalarda geldikleri noktaları da öğrenme imkanımız oldu. Biz de kendi perspektifimizi onlara anlattık.” dedi.

Bakan Fidan, ilgili taraflarla çalışmaların devam edeceğini vurguladı.

Mısırlı Bakan Abdulati’nin açıklaması

Mısır Dışişleri, Göç ve Mısırlı Gurbetçiler Bakanı Badr Abdulati, Mısır’ın Gazze barış planının ikinci aşamasına ilişkin ortak ülkeler ve dost ülkelerle devam eden görüşmelere tam olarak katıldığını söyledi. Abdulati, bu açıklamaları, Mısır’ın Gazze ateşkes anlaşmasını pekiştirmek ve ABD barış planının ikinci aşamasını başlatmak için gösterdiği yoğun çabalara ilişkin Orta Doğu Haber Ajansı’nın (MENA) sorusuna yanıt olarak yaptı.

Mısırlı diplomat, 21 Aralık 2025 Pazar günü Kahire’de Güney Sudan Dışişleri Bakanı Semaya Kumba ile düzenlediği ortak basın toplantısında konuştu. Abdulati, Gazze barış planının ikinci aşamasının önemini vurgulayarak, bu aşamanın başta İsrail’in Filistin yerleşim bölgesinden çekilmesi olmak üzere birçok önemli noktayı içerdiğini belirtti.

Ayrıca bu aşamanın, silahların teslim edilmesi, uluslararası bir gücün konuşlandırılması ve bir Barış Konseyi’nin kurulmasının yanı sıra, Gazze’yi yönetecek geçici bir Filistin teknokrat komitesinin oluşturulması ve Filistin polis güçlerinin eğitilmesi gibi konuları da kapsadığını belirtti. Bu polis güçleri, bölgede kanun uygulamasından, güvenlik ve istikrarın sağlanmasından sorumlu olacaklardır.

Abdulati, Mısır ve Katar’ın yanı sıra Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri’nin arabulucuları arasında Miami’de yapılan son toplantıya işaret ederek, temasların devam ettiğini sözlerine ekledi. İsrail saldırılarının günlük olarak gerçekleştiğini ve bu nedenle uluslararası bir gücün konuşlandırılmasının, ihlallerden sorumlu olanları tespit etmek ve bunlara son vermek için şart olduğunu belirtti.

Abdulati, ABD Başkanı Donald Trump’ın barış planının ikinci aşamasının pratik uygulamasına başlamak için önümüzdeki dönemde harekete geçilmesi umudunu dile getirdi.

Abdulati ayrıca, İsrail hükümeti tarafından açıklanan ve uluslararası hukukun ciddi ihlallerini oluşturan yasadışı önlemlerden duyduğu derin endişeyi dile getirdi. Ayrıca, İsrail yerleşimcilerinin Batı Şeria’daki masum sivillere karşı gerçekleştirdiği yıldırma eylemlerine de dikkat çekti.

Hamas açıklaması

ABD’de Miami görüşmeleri ile aynı saatlerde, İstanbul’da Hamas’ın baş müzakerecisi Halil el-Hayya ile Türk istihbarat şefi İbrahim Kalın arasında da bir görüşme gerçekleştirildi.

Hamas, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, İsrail’in ihlallerine rağmen ateşkes anlaşmasına uymaya kararlı olduğunu belirtti. Açıklamada, “Heyet, bu sürekli ihlallerin acilen durdurulması gerektiğinin altını çizdi” denildi.

Açıklamada, “Heyet ayrıca, kışın başlamasıyla birlikte Gazze Şeridi’ndeki kötüleşen insani durumu gözden geçirdi ve altyapı ile evlerin yıkımı göz önüne alındığında, halkımızı soğuktan ve boğulmaktan kurtarmak için acilen çadır, karavan ve ağır ekipman getirilmesinin kritik önceliğinin altını çizdi.” denildi.

Witkoff, Katar ve İsrail’i New York’ta buluşturdu

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *