Gazze Şehri’nin Şucaiye mahallesinde yaşayanlar, bu hafta İsrail askeri araçlarının, sözde “sarı çizgi”yi oluşturan sarı beton blokları onlarca metre daha içeri itmesi nedeniyle endişe duyduklarını söyledi. Askeri araştırmacı Rami Ebu Zübeyde, söz konusu genişlemenin “küçük bir taktiksel hamle değil, Gazze’nin haritasını yeniden çizme girişimi” olduğunu belirtiyor.
Şucaiyye sakinleri için, evlerinin önünde aniden beliren bu sarı boyalı bloklar, ateşkes anlaşmasının ilk aşamasında belirlenen İsrail çekilme hattının hemen bitişiğindeki aktif bir askeri bölgenin sınırında yaşadıklarının işareti.
Şucaiye sakinlerinden İbrahim Farhat, tankların yaklaştığını duyduğunda paniklediğini ve daha sonra blokların evine yaklaştığını gördüğünü söyledi. “Eskiden yaklaşık bir kilometre uzaktaydılar. Şimdi ise evimize silah sesleri ulaşıyor. Çok büyük bir tehlike.” dedi.
Şucaiye Parkı yakınlarındaki bir sığınak kampında, sınır hattına 700 metre mesafede yaşayan Salem el-Cercavi de bu kişilerden biri. Kendisi ve ailesi, şimdi gece boyunca aralıksız ateş açan İsrail araçlarının sadece birkaç adım ötesindeler.
Cercavi, “Bir hafta önce, sabaha kadar hayatta kalamayacağımızı düşünüyorduk. Bir daha kaçamayız, ne gücümüz ne de paramız kaldı. Bu ilerleme bizi boğdu: Topçu ateşi ve silahlı çatışmalar korkunç bir hal aldı.” dedi.
Yaşlı adam, ailesinin gidecek hiçbir yeri kalmadığını söyledi: “Mümkün olan her yere kaçtık. Geceler ölüm gibi. Gün batımından sonra her yer zifiri karanlık, ışık yok ve hareket etmek tehlikeli.”
Yakındaki bir İsrail mevzisini işaret ederek, “Her hareket izleniyormuş gibi hissediliyor. Kule bizi hedef alıyor, araçlar ve insansız hava araçları tepemizde. Genişlemeden önce bombalar daha uzağa düşüyordu. Şimdi ise şarapnel parçaları kampa ulaşıyor.” dedi.
Şucaiyye genelinde yaygın bir yıkım görülüyor. Cebel el-Mantar’daki bir İsrail karakolu, mahallenin büyük bir bölümüne bakıyor ve sığınma kampı ile askeri bölge arasındaki mesafe o kadar azaldı ki, bölge sakinlerinin hareketi ciddi şekilde kısıtlandı.
Hedefi olmayan yer değiştirme
Fadi Harara, sarı blokları iten bir tank ve ona eşlik eden araçlar gördüğünü söyledi. Birçok kişi gibi o da, askerlerin evine doğru ilerlemesinden korktuğu için nereye gideceğini bilmeden hemen ayrılmaya karar verdi.
Komşusu Akram Jarada ise, “7 Ekim’den bu yana 16 kez sokak sokak, şehir şehir, kuzeyden güneye yer değiştirdim” dedi. “Ordu sarı çizgiye doğru ilerlemeye devam etmek istiyor.”, “Hepimizi, çocukları, kadınları, yaşlıları, hastaları sürekli tehlikeye atıyorlar.” ifadelerini kullandı.
İsrail ordusu, söz konusu değişikliklerin, şu anda kontrol ettiği Gazze topraklarının yarısından fazlasını oluşturan bölgeyi işaretleyen “sarı çizginin ayarlanması” anlamına geldiğini söylüyor.
Genişleyen askeri bölgelerde mahsur kalan aileler
Wall Street Journal gazetesi, geçtiğimiz cuma günü İsrail’in sarı hat boyunca ek güçler konuşlandırdığını bildirdi.
Bu hat, İsrail güçlerinin ateşkes kapsamında çekildiği ve Gazze Şeridi’nin yüzde 53-58’i üzerinde fiili kontrol sağladığı bölgenin sınırını belirliyor.
ABD ve diğer ülkelerle varılan ateşkes anlaşması uyarınca, İsrail’in tutukluların serbest bırakılmasına ilişkin ilk aşamada daha da geri adım atması bekleniyor.
Gazze Hükümeti Medya Ofisi (GMO), İsrail’in beton blokları Eş-Şaf, En-Nazzaz ve Bağdat Caddesi mahallelerine doğru yaklaşık 300 metre daha derinleştirerek sarı güvenlik bölgesini genişlettiğini bildirdi.
Ofis, 20 Kasım’da yayımladığı verilerde, ordunun yerleşim bölgelerine yönelik baskınlarının, tanklar ilerlemeden tahliye edilemeyen aileleri mahsur bıraktığını belirtti. Ayrıca, bu genişlemenin, Gazze Şehri ve Han Yunus’a düzenlenen hava saldırılarında 25 Filistinlinin şehid edilmesinden sadece bir gün sonra gerçekleştiğini ve bunun ateşkesin bir başka ihlali olduğunu belirtti.
GMO, İsrail’in 500’den fazla kez ateşkesi ihlal ettiğini, bunun sonucunda 300’den fazla kişinin can verdiğini ve yüzlerce kişinin yaralandığını belgeledi.
Sinsi, hesaplanmış bir strateji
Askeri araştırmacı Rami Ebu Zübeyde, İsrail’in Gazze Şehri’nin doğusunda ilerlemesinin, resmi olarak yeni konuşlanma hatları ilan etmeden sahadaki gerçekliği değiştirmeyi amaçlayan yavaş ve bilinçli bir stratejinin parçası olduğunu söylüyor.
“Bu geçici bir savaş alanı taktiği değil, ateşkes kisvesi altında yeni gerçekleri dayatmaya yönelik sistematik bir yaklaşım.” diyor.
İsrail’in, tam ölçekli bir savaşı tetiklemeden, güçlerini saldırı eylemine hazır tutarak, mevcut hatları daha iyi gözetleme ve kontrol sağlayan sabit operasyonel sınırlara dönüştürmeyi hedeflediğini açıkladı.
Sarı çizgiyi batıya doğru iterek, İsrail’in Gazze içindeki güvenlik tamponunu genişletmeyi ve ayrım bölgeleri ve erken uyarı alanları olarak hizmet veren geniş, insansızlaştırılmış alanlar yaratmayı hedeflediğini de sözlerine ekledi. Bu alanlar, ordunun birliklerini konuşlandırmasına, keşif ve mühendislik birimlerini yönetmesine ve direniş savaşçılarıyla doğrudan temas kurmadan saldırılar düzenlemesine olanak tanıyor.
Stratejinin, İsrail’e Gazze Şehri’nin doğusundaki mahalleleri izole etme ve sivil ve ekonomik yaşam üzerinde baskıyı sürdürme konusunda daha fazla yetenek kazandırdığını ve gelecekteki siyasi müzakerelerde bölgeyi bir pazarlık kozu haline getirdiğini söyledi.
Ebu Zübeyde, söz konusu genişlemenin “küçük bir taktiksel hamle değil, Gazze’nin haritasını yeniden çizme girişimi” olduğunu ve bunun, İsrail güçlerinin ilerlediği bölgelerden yüzlerce ailenin yerlerinden edilmesi de dahil olmak üzere önemli sonuçları olacağını ve halihazırda ciddi olan insani krizi daha da derinleştireceğini söyledi.
İsrail, ateşkesin ilk aşamasında belirlenen gayrıresmi sınır olan sarı çizginin gerisinde şu anda yaklaşık 40 aktif askeri üs bulunduruyor.
(Filistin Enformasyon Merkezi)













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *