Ali Hamaney’in başdanışmanı ve İran Dış İlişkiler Stratejik Konseyi Başkanı Seyyid Kemal Harazi, Amerikan CNN’e yaptığı açıklamada, Amerika ile herhangi bir müzakere için gerekli şartın eşitlik ilkesine uyulması ve karşılıklı saygı olduğunu belirtti, müzakere sürecinin açık olması için müzakere gündemi üzerinde önceden anlaşmaya varılması gerektiğini vurguladı.
Harazi ayrıca, “İlk adımı onlar atmalı ve belirlediğimiz şartlar temelinde bizimle etkileşime girmeye hazır olduklarını göstermeliler.” ifadesini kullandı.
İran’ın nükleer programının “yerli” olduğunu belirten Harazi, “Bu yetenek, bilim insanlarımızın ve mühendislerimizin beceri ve bilgisine dayanıyor ve zorla ortadan kaldırılamaz.” ifadelerini kullandı.
İran Dış İlişkiler Stratejik Konseyi Başkanı, uranyum zenginleştirmenin durdurulmasının kabul edilemez olduğunu belirterek, “Zenginleştirmeye devam etmeliyiz; çünkü kendi nükleer santrallerimiz ve aynı zamanda tıbbi faaliyetlerimiz için yakıt üretmeye ihtiyaç duyuyoruz. Bu nedenle uranyum zenginleştirmesini durduramayız; ancak zenginleştirme derecesi müzakere konusu olabilir.” dedi.
Harazi, İran’ın balistik füze programının müzakereye açık olmadığını belirterek, “Amerika Birleşik Devletleri ve diğerleriyle etkileşime açık olduğumuz tek konu nükleer meseledir. Diğer konular, özellikle füze faaliyetlerimiz hakkında kimseyle görüşmeyeceğiz ve füzelerimizi geliştirmek için yapabileceğimiz hiçbir şeyden vazgeçmeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Röportajın tam metni aşağıdaki şekildedir:
Soru: Şu anda Trump yönetimi ile İran arasında çok fazla gerginlik olduğu aşikâr.
Cevap: Ve elbette diğerleriyle de.
Soru: Evet, diğerleriyle de. İran ve Amerika Birleşik Devletleri’nin yeniden diyaloğa dönmesi için ne gereklidir?
Cevap: Teorik olarak biz her zaman diplomatik görüşmelere hazır olduk. Ancak ABD Başkanı Trump diplomatik etkileşime inanmıyor ve bunun yerine hedeflerine ulaşmak için güç kullanmayı tercih ediyor.
Soru: Eğer onlar adım atarlarsa ..Yeniden görüşmeye hazır olur musunuz? Ya da onlarla tekrar temas kurmaya istekli olur musunuz?
Cevap: Her şey buna bağlıdır. Eğer karşılıklı saygı ve eşit statü temelinde olursa ve konunun ile müzakere sürecinin açık olması için gündem hakkında önceden anlaşmaya varılmışsa, bunu yapmaya hazırız.
Soru: Görüşmelere başlamak isterseniz, ilk adımı kimin atması gerektiğini düşünüyorsunuz? Sizce onların size başvurması mı gerekir, yoksa siz de onlarla temas kurmaya istekli misiniz?
Cevap: İlk adımı onların atması gerekir. Böylece belirlediğimiz şartlar temelinde bizimle etkileşime girmeye hazır olduklarını gösterebilirler.
Soru: O şartlar nelerdir?
Cevap: Söyledim; eşit statü ve karşılıklı saygı temelinde olmalıdır.
Soru: Bu durum İran’ın nükleer programı açısından ne anlama geliyor? Görünüşe göre Steve Witkoff ve Dr. Arakçi arasında ortak bir anlayışa varmaya oldukça yaklaşılmıştı. Bu konuda Trump yönetiminden ne görmeniz gerekir? Nükleer programınız hakkında…
Cevap: İran’ın nükleer programı yerlidir ve sadece güç kullanılarak ortadan kaldırılamaz; çünkü bilim insanlarımızın ve mühendislerimizin beceri ve bilgisine dayanır. Dolayısıyla tek yol, yeni bir uzlaşıya nasıl ulaşılacağı konusunda müzakere etmektir.
Soru: Kırmızı çizgileriniz nelerdir? Uranyum zenginleştirmesi konusunda.
Cevap: Zenginleştirmeye devam etmeliyiz. Çünkü nükleer santrallerimiz ve tıbbi faaliyetlerimiz için yakıt üretmeye ihtiyaç duyuyoruz. Bu nedenle uranyum zenginleştirmesini durduramayız. Elbette zenginleştirme derecesi müzakere konusudur.
Soru: Sizce orada ortak bir anlayış sağlanabilir mi? Çünkü onların, bunun nasıl devam edeceğine dair bir anlayışa varmaya neredeyse yakın olduklarını da duymuştuk. Belki de Amerika Birleşik Devletleri’nin, zenginleştirmenin esasen burada bir konsorsiyum aracılığıyla durdurulabileceği hissini alması mümkün olabilir. Sizce bir anlaşmaya varmanın yolu var mı?
Cevap: İran ve Amerika Birleşik Devletleri arasında gerçek bir müzakere olursa, İran’ın zenginleştirmeye devam edebilmesini sağlarken aynı zamanda başkalarına da nükleer silah peşinde olmadığını garanti edecek yol ve araçlar bulunmaktadır.
Soru: Herhangi bir şekilde nükleer silahlara karşı verilen fetvanın değiştirilmesini tartışmaya yakın değilsiniz, muhtemelen? Bu konuda hiçbir tartışma yok mu?
Cevap: Hayır. Fetva değiştirilemez. Bu, İslam Cumhuriyeti Lideri’nin fetvasıdır ve nükleer silahların üretimini ve kullanımını yasaklamaktadır.
Soru: Konuştuğumuz şu anda, nükleer silah programınız tamamen olduğu gibi duruyor mu? Zenginleştirme devam ediyor mu? Tesisler hâlâ çalışıyor mu?
Cevap: Tesisler mi var?
Soru: Şu anda İran’da zenginleştirme yapan ve faaliyet gösteren nükleer tesisler var mı?
Cevap: Şu anda özellikle tıbbi alanda faaliyetler yürütülüyor. Ancak verilen zarar henüz değerlendirilmemiştir ve hasarın değerlendirilmesi gerekmektedir.
Soru: Yani Natanz ve Fordo tamamen yok edildi ve siz henüz onları inceleyemediniz, doğru mu?
Cevap: Onlara saldırı düzenlendi. Ancak ne kadar zarar gördüklerini bilmiyoruz.
Soru: Yani henüz bunu değerlendiremediniz?
Cevap: Henüz hayır.
Soru: Peki. İran’ın gurur duyduğu ve ülkenin savunması için son derece önemli olan şeylerden biri balistik füze programıdır. Bu programı nasıl geliştirmeyi düşünüyorsunuz? Bu programı genişletmek istiyor musunuz? Çünkü İsrail size füze fırlattığında ona karşılık verebilmenizin tek yolu buydu.
Cevap: Elbette. Kendimizi savunmak zorundayız. Aslında, füze üretimimizde yapabileceğimiz her ne varsa ondan vazgeçmeyeceğiz. Kastettiğim, kendimizi savunabileceğimiz ve ulusal güvenliğimizi koruyabileceğimiz silahlardır.
Soru: Yani İran balistik füze programını genişletmeye devam edecek, doğru mu? Çünkü bazı balistik füzelerin çok gelişmiş olduğunu biliyorum.
Cevap: Bu konuda hiç şüphe yok. Ve yalnızca nükleer meselede Amerika Birleşik Devletleri ve diğerleriyle etkileşime hazırız. Diğer konularda, özellikle füze faaliyetlerimiz hakkında başkalarıyla konuşmayı veya müzakere etmeyi düşünmüyoruz.
Soru: Füze programınızla ilgili olarak Çin ve Rusya gibi ülkelerle iş birliği yapıyor musunuz, yoksa bu tamamen yerli bir program mı?
Cevap: Aslında yerlidir. Ancak aynı zamanda, ihtiyaç duyduğumuz mekanizmalar, cihazlar ya da başka herhangi bir şey konusunda başkalarıyla iş birliği yapabiliriz. Fakat esas itibarıyla bu program yakıt üretimi ve bizzat füze üretimi açısından yerlidir.
Soru: Şu anda Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’a mesajınız nedir?
Cevap: Olumlu bir yaklaşımla başlamalıdır. Eğer yaklaşımı olumlu olursa, elbette karşılık görecektir. Ancak bunun için İran’a karşı her türlü güç kullanımından kaçınmaları gerekir. Bunu denediler ve şimdi bunun kabul edilebilir ya da etkili olmadığını biliyorlar.
Soru: Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında ya da İsrail ile İran arasında yeni bir askeri çatışma yaşanmasından endişe ediyor musunuz?
Cevap: Her şey mümkün. Ancak biz hazırız.
Soru: İzin verirseniz, hep sormak istediğim bir soru var. Çünkü siz, ülkenizin dini liderine çok yakınsınız. Bir gün Filistin devleti tanınırsa… Eğer bir Filistin devleti kurulursa… Eğer bir toprağa, bir devlete sahip olursa ve bölgede bir anlaşmaya varılırsa… İsrail’e yönelik tutumunuzu değiştirmeye hazır olur musunuz? Filistinlilerin alacağı herhangi bir karara itiraz etmeyeceğinizi söyleyebilir misiniz?
Cevap: Bu onların yaşamı ve onların ülkesidir. Dolayısıyla ne yapmaları gerektiğine kendileri karar verirler. Bizim direniş güçlerine verdiğimiz destek yalnızca tatmin edici bir sonuca ulaşılması içindir.
Soru: Yani eğer bir devletleri olursa ve bundan memnun olurlarsa, İsrail’in varlığıyla ilgili bir sorununuz olmayacak mı?
Cevap: İsrail’le ilgili değil.
Soru: Ama Filistin konusunda… Yani eğer bir Filistin devleti kurulursa ve bu tüm Filistinlilerin kararı olursa, siz buna itiraz etmeyeceksiniz. Ve bu durumda, eğer Filistinliler “Bakın, bizim bir sorunumuz yok, birlikte yaşayabiliriz” derlerse, artık İsrail’in yok edilmesini istemeyecek misiniz?
Cevap: Bu farklı bir mesele. Biz İsrail devletini tanımıyoruz; çünkü başkalarının topraklarının işgali üzerine kurulmuştur. Ancak Filistinliler açısından, eğer onlar bir Filistin devleti kurmaya karar verirlerse, biz buna itiraz etmeyiz.
(Tesnim)













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *