Siyonistlerle işbirliği içindeki silahlı grubun lideri Şebab, Hamas’ın adaletsizliğine ve yolsuzluğuna karşı İsrail’le birlikte durmaya devam ettiğini açıklarken, bazı konuların açıkça konuşulamayacağını söyledi. Gazze’ye giden yardım tırlarını yağmalayan Şebab “suç çetesinin lideri’ olarak tanımlanıyor.
Gazze’de Hamas hareketine karşı çıkan Halk Güçleri’nin lideri Yaser Ebu Şebab, İsrail’in Arapça yayın yapan resmi radyo kanalı Makan’a verdiği röportajda, İsrail ordusuyla Gazze’nin güneyinde iş birliği yaptığını teyit etti.
Halk Güçleri’nin tek başına gerçekleştirdiği askeri faaliyetleri işgal ordusuna bildirdiğini açıklayan Ebu Şebab, herhangi bir ayrıntıya girmeden ‘dışarıdan destek aldıklarını’ belirtti. Ebu Şebab, bazı konuların açıkça konuşulamayacağını ifade etti.
Yardım tırlarını yağmalıyorlar
Şarku’l Avsat’ın aktardığına göre, siyonist yetkililer, geçtiğimiz haziran ayında Hamas’a muhalif bir Filistinli grubu desteklediğini ve silahlandırdığını kabul etmiş, ancak bu grubun Ebu Şebab liderliğindeki Halk Güçleri olduğunu açıklamamıştı. Siyonist Ordu Sözcüsü Effie Defrin, konuyla ilgili bir soruya “Hamas yönetimi karşısında farklı yöntemler kullandığımızı söyleyebilirim” yanıtını verdi, ancak ayrıntılara girmedi.
Bir araştırma merkezi olan Avrupa Dış İlişkiler Konseyi, Ebu Şebab’ı ‘Refah bölgesinde faaliyet gösteren ve yardım tırlarını yağmalamakla suçlanan bir suç çetesinin lideri’ olarak tanımladı.
Herhangi bir ideolojisi yok
Röportajda, Halk Güçleri’nin herhangi bir ideoloji veya siyasi örgüte bağlı olmadığını belirten Ebu Şebab, lideri olduğu grubun 2007 yılında Gazze’de iktidara gelen Hamas’a atıfla ‘adaletsizlik ve yolsuzlukla mücadele ettiğini’ vurguladı. Şarku’l Avsat’ın Independnet Arabia’dan aktardığı habere göre Halk Güçleri’nin ne kadar büyük fedakarlıklar yaparsa yapsın mücadelesine devam edeceğini vurgulayan Ebu Şebab, Hamas’ın şu anda iç çatışmalar yaşadığını ve sonunun yaklaştığını bildiğini söyledi.
Filistinli Gruplar Ortak Odası da grubu suçluyor
Hamas’ın askeri yargı organı geçtiğimiz çarşamba günü, Ebu Şebab’a silahlı çete kurmak ve İsrail ile iş birliği yapmakla suçlandığı gerekçesiyle 10 gün içinde teslim olması için süre tanıdığını açıkladı.
Filistinli birçok grubu bir araya getiren ‘Filistinli Gruplar Ortak Odası’ pazar günü, Halk Güçleri’ni ‘işgalci İsrail’in maşası olmakla’ suçladı. Filistinli Gruplar Ortak Odası tarafından yapılan açıklamada, “Ebu Şebab ve onunla birlikte olanlar ulusal kimliklerinden mahrumdurlar, Filistin ulusal saflarının dışındadırlar ve direniş gruplarının oybirliği ile kanları dökülmüştür” denildi.
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta yaşayan 1990 doğumlu Yaser Ebu Şebab, İsrail ordusunun kontrolü altındaki Refah’ın güneydoğu bölgesinde faaliyet gösteren Halk Güçleri adında bir silahlı grup kurdu.
Ebu Şebab liderliğindeki Halk Güçleri’nin silahlı üyeleri geçtiğimiz haftalarda, Refah’taki bir yardım merkezinin yakınlarında hafif makineli tüfeklerle görüldüler.
Şalom’da yer alan haber:
İstanul’da yayın yapan Şalom gazetesinde Rakela Palombo imzası ile yayımlanan haberde şu ayrıntılar yer almıştı:
Filistinli militan lider İsrail’le bağını reddetti
İsrailli yetkililer, son dönemde Gazze’de Hamas’ın etkisini zayıflatmak amacıyla Ebu Şebab’ın grubu da dahil olmak üzere bazı Filistinli gruplara silah sağladıklarını doğruladı.
Pazar günü yayınlanan ve ilk kez Barış İletişim Merkezi tarafından sosyal medya platformu X üzerinde paylaşılan açıklamada, ses kayıtlarında Yaser Ebu Şebab, İsrailli Hayom gazetesinin hükümetin milis grubunu silahlandırarak Hamas’a karşı kullanmak niyetinde olduğu iddialarını yalanlayarak, Gazze’deki durumdan bahsederek isteklerini sıralıyor.
Bedevilerin Tarabin kabilesine mensup Ebu Şebab, Refah’ta bulunan yüzlerce kişilik silahlı grupla gelen insani yardım kamyonlarına el koyarak, kamyonların tüm yardımları yağmalamakla suçladığı Hamas’a ulaşmalarını engelliyor. Hamas ise bu konuda büyük tepki gösteriyor ve oluşan bu yeni gücü henüz büyümeden yok etmek istiyor.
Ebu Şebab, video yoluyla yaptığı açıklamada liderliğini yaptığı Halk Güçlerini Filistin halkını, Hamas’ın ‘terör’ ve ‘kabul edilemez kontrolü’ne karşı koruyan bir güç olarak nitelendirdi.
Ebu Şebab, insani yardım için geniş bir koridor açılması ve yerinden edilen binlerce Filistinlinin bu koridordan evlerine dönüş yapmalarının sağlanması çağrısında bulundu. Ayrıca Filistinli istihbarat servislerinin bu geri dönüş sürecini denetlemelerini isteyen Şebab, Hamas’ın egemenliğinden kurtulma amacıyla ellerinde tuttukları ve kendi hakimiyetlerinde olan bölgelere giriş yapan kişilerin terörist olmadıklarından emin olabilmek için bu servislerin yardımına ihtiyaçları olacağını söyledi.
Örgütünün yabancı ülkelerle ve politik yapılarla ilişkileri olduğunu reddeden Ebu Şebab, bu iddiaların imajlarını lekelemek için atılan iftiralar olduklarını belirtti.
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) ile herhangi bir bağlantıları olduğunu kesin bir dille reddeden Ebu Şebab, silahlarının Tarabin Bedevi kabilesinden miras kaldığını ve güvenlik yapılanmalarının kişisel girişimler ve bağışlarla finanse edildiğini belirtti.
Videolu açıklama, Ebu Şebab’ın milisleri ile Hamas’a bağlı militanlar arasında, insani yardım dağıtım merkezlerinin kontrolü üzerine yaşanan silahlı çatışmaların ortasında geldi. Çatışma, İsrailli yetkililerin, Gazze’de Hamas’ın etkisini zayıflatmak amacıyla Ebu Şebab’ın grubu da dahil olmak üzere bazı Filistinli gruplara silah sağladıklarını doğrulamasıyla birlikte, farklı bir boyut kazandı.
Barış İletişim Merkezi tarafından yayınlanan video kaydında, Ebu Şebab İsrail ile herhangi bir iş birliğini şiddetle reddederek, “Biz işgal güçleriyle çalışmadık ve çalışmayacağız. İddialara gelirsek belirtmek isterim ki herhangi bir ordu yetkilisiyle görüşmedik ve işgalle hiçbir ilişkimiz yok. Olası herhangi bir koordinasyon yalnızca Refah’ın doğu bölgesinde yaşayan halkımızın yararına, aracı kanallar yoluyla ve insani amaçlarla olabilir,” dedi.
Ebu Şebab’ın asıl mesajı ise, Hamas’ın yönetimine doğrudan bir suçlama oldu. “Amacımız, Filistin halkının insan haklarını Hamas’ın teröründen korumaktır,” diyerek, özellikle de Hamas’ın hakimiyetinin sona ermesini isteyen yüzlerce protesto gösterisinin ardından artık Hamas’ın yönetimden çekilmesini gerektiğini söyledi.













Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *