Rusya’nın “gölge filo” ile petrol taşıdığı tankerlere AB ve İngiltere yeni yaptırım kararları ile Rus petrolünün ihracatına yönelik baskıyı artırdı. Çin ve Hindistan bu yaptırımlara uyarak Rus tankerlerine liman yasağı getirdi. İngiltere başbakanı yarın Trump’ı ziyaret edecek. Rusya ise ABD ile yakınlaşmayı sürdürüyor.
Rusya-Ukrayna Savaşı, küresel çapta doğal gaz ve petrolün ithalat, ihracat ve sevkiyatında ciddi değişimlere neden oluyor. Savaşın başlamasının üzerinden geçen 3 yılın ardından Batılı ülkelerin Rusya’nın petrol ihracatına yönelik yaptırımları genişliyor. AB ve İngiltere, gölge filoyla bağlantılı olduğu gerekçesiyle yaptırım listesine aldığı yeni gemiler üzerinden Rus petrolüne yönelik baskıyı artırmaya devam ediyor.
Rus petrolünün Avrupa’dan Hindistan’a, Arktik Rota’dan Çin pazarına yönelme serüveninde rol alan söz konusu filoyla bağlantısı olduğu gerekçesiyle çok sayıda gemi mercek altına alındı.
İngiltere, dün yaptığı açıklamada, yaptırım listesine aldığı gemi sayısının 40 ilaveyle 133’e, Avrupa Birliği ise 74 ilaveyle 153’e ulaştığını duyurdu.
ABD ise ocakta 183 gemiyi bu filoda oldukları ve Ruslar tarafından kontrol edildikleri gerekçesiyle yaptırım listesine almıştı. Veri analitik şirketi Kpler, ABD’nin yaptırım listesine aldığı gemilerin 117’sinin ham petrol tankeri olduğunu belirtiyor.
Bağımsız gazetecilik platformu “Follow the Money”, şubat başında yayımladığı araştırmada, savaşın başından bu yana başta Yunanistan, İngiltere ve Almanya’dan en az 230 geminin gölge filoya satıldığını ve Kremlin’in Rus petrol ticaretine yönelik yaptırımlardan kaçınmasına yardımcı olduğunu duyurdu.
Platform, söz konusu gemilerin Rus petrolünü taşımak ve yaptırımları atlatmak için kullanıldığını belirtirken, toplam 600’den fazla tankerden oluşan ilgili filonun, Rusya’nın tüm petrol ihracatının yüzde 70’ini taşıdığı tahmin ediliyor.
Uzmanlar, gölge filonun, resmi denizcilik sisteminin dışında seyreden gemiler olduğuna işaret ederek, gemi sahiplerinin sıklıkla değiştiğini aktarıyor.
Savaşın ardından Rus petrolünün ana rotası Çin ve Hindistan oldu
Moskova yönetiminin yıllık ham petrol üretiminde ciddi bir artış görülmezken, Ukrayna-Rusya Savaşı’yla gelen Batı’nın yaptırımlarının etkisiyle ham petrolün Çin ve Hindistan’a ihracatındaki artış ise dikkati çekiyor.
AA muhabirinin derlediği verilere göre, Rusya’nın ham petrol ihracatı 2019’da 267,46 milyon, 2020’de 239 milyon, 2021’de 230 milyon, 2022’de 242 milyon, 2023’te 234,4 milyon, 2024’te 240 milyon ton olarak kaydedildi.
Rusya’nın Çin’e petrol ihracatı, 2019’da 77,64 milyon, 2020’de 83,57 milyon, 2021’de 79,64 milyon, 2022’de 124 milyon, 2023’te 107 milyon, 2024’te 108,48 milyon ton olarak gerçekleşti.
Savaş öncesi 80 milyon ton civarında gerçekleşen ihracatın, savaştan sonra 100 milyon tonu aştığı görülüyor. Rusya’dan Çin’e petrol taşıyan boru hatlarının maksimum kapasitesi ise yıllık 38 milyon ton civarında bulunuyor. Savaş sonrası petrol sevkiyatının artışında deniz yolunun önemli rol oynadığı göze çarpıyor.
Rusya’nın kara bağlantısının bulunmadığı Hindistan’a yaptığı ihracatta da kayda değer artış yaşandı. Söz konusu ihracatın 2019’da 2,5 milyon, 2020’de 5 milyon, 2021’de 10 milyon, 2022’de 40 milyon, 2023’te 75 milyon, 2024’te 90 milyon ton olduğu hesaplanıyor.
Hindistan ve Çin’in Rus ham petrol ihracatındaki payı, 2021 ve öncesinde yüzde 30-40 civarında seyrederken, bu iki ülkenin Rus ham petrolünün 2022’de yüzde 67,8’ini, 2023’te yüzde 77,6’sını, 2024’te yüzde 83’ünü ithal ettiği belirtiliyor.
Çin ve Hindistan’dan yaptırım altındaki gemilere liman yasağı
Öte yandan, ABD ve AB’nin yaptırım kararıyla karşı karşıya gelmek istemeyen Hindistan ve Çin, yaptırım listesine alınan gemilerin limanlarına yanaşmasına karşı hamleler yapıyor.
Çin’in Shandong Port Group firması, 24 Ocak’ta yayımladığı bir duyuruda ABD yaptırımına maruz kalan petrol tankerlerinin limana yanaşmasının yasaklandığını bildirdi.
Söz konusu yasakla çoğunluğu Rusya ve İran’dan olan petrol tankerleri önemli bir ihracat noktasını kaybetti. Shandong Port Group, Çin’in petrol ithalatının yüzde 35’inin yapıldığı önemli limanları elinde bulunduruyor. Şirketin yönettiği limanlardan yıllık 220-250 milyon ton ham petrol tedariki yapılarak Shandong eyaletindeki rafinelere sevk ediliyor.
Çin medyasında firmanın kararının, limanın istikrarlı işleyişini ve Çin’in enerji tedarik güvenliğini sağlamak olduğu belirtiliyor.
Hindistan tarafında ise hükümete yakın kaynakların uluslararası basına yaptığı açıklamada, Beyaz Saray’ın yaptırım listesine aldığı petrol tankerlerinin ülke limanlarına yük boşaltamayacağı duyuruldu.
Pekin ve Yeni Delhi’nin attığı adımların Rusya’nın petrol ihracatı üzerindeki baskıyı artırması beklenirken, Rus hükümeti yaptırımların kendilerini durduramayacağını savunuyor.
İngiltere Savunma Bakanı: Artık tehditler artıyor, yeni savunma dönemine ihtiyacımız var
İngiltere Savunma Bakanı John Healey, İngiliz Sky News’te katıldığı programda, ülkesinin savunma harcamalarını artırma kararına ilişkin konuştu. Bakan Healey, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Avrupa’ya kendi güvenliği konusunda adım atması için meydan okuduğunu belirterek, NATO ülkelerinin de bu meydan okuma karşısında gereğini yaparak savunma harcamalarını artıracağına dikkati çekti.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın, dün açıkladığı “ülkesinin savunma harcamalarını 2027’ye kadar yüzde 2,5’e çıkarma kararını” hatırlatan Healey, sözlerini şöyle sürdürdü:
“İngiltere, NATO içindeki Avrupa ülkelerinin ağır işleri daha fazla üstlenmesine yardımcı olacak. Cephe kuvvetlerimizi Rusya ve diğer düşmanları caydırmak için daha iyi savaşmaya hazır hale getirecek teçhizatla donatabildiğimizden de emin olmalıyız çünkü dünyada biz de varız. Artık tehditler artıyor ve İngiltere’yi daha güvende ve güçlü tutmak için yeni savunma dönemine ihtiyacımız var.”
Bakan Healey, savunma sanayisini İngiltere’deki ekonomik büyümenin itici gücü haline getirmeleri gerektiğinin ve bunu yapacaklarının altını çizdi.
Starmer yarın Trump’ın yanına gidecek
Başbakan Starmer, dün İngiltere Parlamentosunda yaptığı açıklamada, ülkesinin savunma harcamalarını 2027’ye kadar gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 2,5’ine çıkaracağını duyurmuştu. Starmer, savunma harcamalarındaki artışı finanse etmek için de dış yardım bütçesinin yüzde 0,5’ten yüzde 0,3’e düşürüleceğini açıklamıştı.
Ayrıca, Starmer, 27 Şubat’ta ABD’ye gerçekleştireceği ziyaretin ardından bu hafta sonu İngiltere’de Fransa’da düzenlenen Ukrayna konulu toplantıya benzer bir zirveye ev sahipliği yapacağını doğruladı.
Starmer, “Bu öğleden sonra (ABD’den) Fransa’ya dönen Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile konuştum ve karşı karşıya olduğumuz durum ışığında, müttefikler olarak birlikte nasıl ilerleyeceğimizi tartışmaya devam etmemiz için hafta sonu bir dizi ülkeye ev sahipliği yapacağım.” dedi.
Starmer, “Ukrayna (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin’den gerektiği gibi korunmadığı sürece Avrupa daha istikrarsız hale gelecek ve bu da bize daha fazla zarar verecektir. Ayrıca, tarihimizdeki en büyük ders, Putin gibi tiranların yalnızca güce karşılık verdiğidir.” ifadelerini kullandı.
Amerikan ve Rus heyetleri yarın İstanbul’da buluşacak
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Rus ve ABD heyetlerinin, büyükelçiliklerin çalışması konusunu görüşmek için 27 Şubat’ta İstanbul’da bir araya geleceğini açıkladı.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da başkent Moskova’da gazetecilerin gündemdeki konulara dair sorularını cevapladı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump arasında yeniden telefon görüşmesi planlanıp planlanmadığı yönündeki soruyu yanıtlayan Peskov, “Gerektiğinde böyle bir görüşme yapılabilir. Diyalog başlatıldı ancak şimdilik bu planlanmıyor. Bazı acil sorunların çözülmesi için planlar değişebilir.” ifadelerini kullandı.
Putin ile Trump’ın yüz yüze görüşmesi konusunda henüz herhangi bir gelişme olmadığını belirten Peskov, “Bu görüşmenin yapılması gerektiği konusunda anlayış var. Bu, iki liderin mutabık kaldığı konu. Hem iki liderin hem de Riyad’da heyet başkanlarının vardığı anlaşmalar adım adım hayata geçiriliyor. Dışişleri Bakanlıkları uzmanları düzeyinde temaslar planlanıyor.” dedi.
Peskov, ABD ile işbirliği yapılması ihtimaline dair ise “Çeşitli alanlarda ekonomik işbirliği projelerine ilgi gösteriyor.” diye konuştu.
Sözcü Peskov, Ukrayna krizinin çözüm süreci kapsamında, Çin barış güçlerinin Ukrayna’ya gönderilmesi konusunun ele alınmadığını söyledi.
Leave a Comment
Your email address will not be published. Required fields are marked with *