Faiz haram, neden sıfırlanmıyor?

Faiz haram, neden sıfırlanmıyor?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son dönemde şikayet ettiği yüksek faiz, 19 yılda zikzaklı bir seyir izledi. Siyasiler, Erdoğan’ın faiz söylemini yorumladı

“Geçmişte yapılan sermayeyi renklerine, milliyetine, coğrafyasına göre bölme yanlışına son verdik. Zira paranın dini, imanı, milleti, vatanı olmaz; para paradır. Para cıva gibidir, kendisine uygun nereyi bulursa oraya akar. İşte şimdi Türkiye, paranın aktığı ve akacağı en istikrarlı, isabetli ve güvenli bir yer haline gelmiştir. Bunu başardık.” 

Bugün Cumhurbaşkanlığı makamında bulunan Recep Tayyip Erdoğan, bu sözleri 10 Mart 2011 tarihinde Hatay’ın Dörtyol ilçesinde Atakaş Grubu ile Rus MMK Grubu tarafından ortaklaşa kurulan demir-çelik fabrikasının açılış töreninde dile getirdi.

“Paranın dini, imanı, vatanı yoktur”

Erdoğan birçok kere benzer açıklamalarda bulundu. Çok uzak değil yakın tarihte bundan bir yıl önce 30 Kasım 2020 Katar’ın Borsa İstanbul’a ortak olmasına yönelik eleştirilere cevap verirken de “Paranın rengi, dini yoktur, para paradır” demişti.

Faize ise öteden beri karşı olmakla biliniyor. Erdoğan bunu pek gizlemedi ama duruma göre gerekli çıkışlarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son dönemde çok şikayet ettiği faiz ise 19 yılda zikzaklı bir seyir izledi. Bazen çok yükseldi bazen ise indirildi.

Özellikle bazı sektör temsilcilerinin kredi kullanımındaki faiz oranında şikayet etmeleri üzerine bir şekilde yüksek oranlar aşağı çekildi.

Faiz oranları her aşağı çekildiğinde ise özellikle konut ve araç fiyatları aldı. Mal sahibi olmak için kamu bankaları başta olmak üzere finans kuruluşlarının kapısı çalan insanlar, kullandıkları krediler için faiz verirken daha ucuz olan konut ve araçları ise faiz indirimleri nedeniyle hep pahalıya almak zorunda kaldı.

Faizin değişkenlik seyri

Merkez Bankası’nın verilerine göre AK Parti’nin iktidar olduğu yakın dönemde faiz oranları birçok defa değişiklik gösterdi.

Şimdi iktidarın yüksekliğinden çok dert yandığı faiz oranlarında aynı yıl içinde bile farklılık yaşandı.

Örneğin 17 Mayıs 2014 tarihinde politika faiz oranı 4.50 iken 14 Eylül 2018’de bu oran 24’ü buldu.

Merkez Bankası’nın verilerine göre 20 Mayıs. 2010 ile 19 Kasım 2021 tarihleri arasındaki faiz oranları şöyle:

Tarih  Faiz oranı
20 Mayıs 2010  7,00
17 Aralık 2010  6,50
21 Ocak 2011  6,25
05 Ağustos 2011  5,75
19 Aalık 2012  5,50
17 Nisan 2013  5,00
17 Mayıs 2013  4,50
29 Ocak 2014 10,00
23 Mayıs 2014  9,50
25 Haziran 2014  8,75
18 Temmuz 2014  8,25
21 Ocak 2015  7,75
25 Şubat 2015  7,50
25 Kasım 2016  8,00
01 Haziran 2018  16,50
08 Haziran 2018  17,75
14 Eylül 2018  24,00
26 Temmuz 2019  19,75
13 Eylül 2019  16,50
25 Ekim 2019  14,00
13 Aralık 2019  12,00
17 Ocak 2020  11,25
20 Şubat 2020  10,75
18 Mart 2020  9,75
23 Nisan 2020  8,75
22 Mayıs 2020  8,25
25 Eylül 2020  10,25
20 Kasım 2020  15,00
25 Aralık 2020  17.00
19 Mart 2021  19,00
24 Eylül 2021  18,00
22 Ekim 2021  16,00
19 Kasım 2021  15,00

 

Faize karşı savaş mı başlattı? 

En düşüğün 4,50 en yüksek oranın ise 24’ü bulduğu bu değişkenliğin yaşandığı dönemde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sorumluluk makamında bulundu.

Bazı zaman dilimlerinde başbakan bazısında ise cumhurbaşkanı olarak görev yaptı.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde devletin en yüksek makamında bulunan Erdoğan, şimdilerde yüksek faize savaş açtığını söylüyor.

Nas, İslam hukukunda neyi ifade ediyor? 

Her faiz indiriminde döviz yükselse de mücadelesini sürdüreceğini belirten Erdoğan, artık bu konuda beraber yürüdüğü arkadaşlarıyla da gerektiğinde yolunu ayırabileceğinin işaretlerini verdi.

“Beraber yürüdüğümüz arkadaşlarımızdan faizi savunanlar kusura bakmasın ben faizi savunanla beraber olmam, olamam” diyerek “Faiz sebeptir, enflasyon neticedir. Bunun farklı yere çevirme gayretine girenlere diyorum ki boşuna uğraşmayın, biz faiz belasını bu milletin sırtından kaldıracağız. Biz faiz belasına bu milletin sırtından kaldıracağız. Anlayan anlar, anlamayan anlamaz. Biz faize milletimizi kesinlikle ezdiremeyiz” ifadelerini kullandı.

Pek çok kere paranın dini, ırkı, milleti ve vatanı olmadığını altını çizen Erdoğan, “Bu konuda nas ortada. Nas ortada olduğuna göre, sana, bana ne oluyor?..” sözleriyle dini referansta bulundu.

“Nas” İslam hukukunda ayet ve hadis metinlerini ifade ediyor, tartışılmaz hüküm içeriyor.

Erdoğan, çıkışındaki son sözleriyle faizin dinen haram olduğuna işaret etti.

Hangi ayetlerde faiz vurgusu var?

Erdoğan “nas” diyerek faizle mücadeleye devam edeceğini söyledi. Ama faizin haram olduğunu açıkça beyan etmedi.

Oysa faizin dinen haram olduğu yıllardır farklı kesimler tarafından dile getiriliyor.

Haram olduğuna ilişkin de birçok ayet var. Bakara Suresi’nin 275. ayetinde “Faiz yiyenler ancak şeytanın çarparak sersemlettiği kimse gibi kalkarlar. Bunun sebebi onların, ‘Alım satım da ancak faiz gibidir’ demeleridir.

Halbuki Allah alım satımı helal, faizi ise haram kılmıştır. Artık kime Allah’tan bir öğüt erişir de faizciliği bırakırsa geçmişteki kendisinindir, durumunun takdiri Allah’a aittir. Kim de yine faizciliğe dönerse işte bunlar orada devamlı kalmak üzere cehennemliklerdir” deniliyor.

Bakara Suresi’nin bu ayetinin dışında 276, 278 ve 279 ayetlerinde de faize dair ifadeler var. Ayrıca Ali İmran Suresi 130’üncü ayet, Nisa Suresi 161’inci ayet ve Rum Suresi 39’üncü ayette de faizin haram olduğuna vurgu yapılıyor.

Haram olan “riba” mı? 

Ancak faizin ne olduğu da tartışılıyor. Kimi ilahiyatçılar “riba”nın haram kılındığını, ev, araba ve bireysel kredilerde uygulanan oranın haram olmayabileceğini dahi savunuyor.

Çünkü, Türkiye gibi kırılgan ekonomilere sahip ülkelerde paranın değer kaybetmesinden ötürü bir uygulamanın hayata geçirilebileceğini belirtiyor.

Hatta Prof. Dr. Hayrettin Karaman gibi pek çok ilahiyatçının da bu yönlü görüşleri bulunuyor.

Peki Türkiye gibi ülkelere faizi sıfırlayabilirler mi? Faiz haramsa ve indirmek mümkünse neden aşama aşama indiriliyor? Bir andan sıfırlanmaz mı? Ya da faizsiz bir ekonomik sistem mümkün mü?

“Sistemin kendisi faize çalışmaktadır”

Saadet Partisi Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Sabri Tekir, faizle mücadele söylemini dinin üzerine bina etmenin doğru olmadığı kanaatinde olduğunu söyledi.

“Nas yeni ortaya çıkmış bir şey değil, bin 400 yıldan beri var” diyen Tekir, “Kendilerinin de iktidarda olduğu 19 yıllık dönemde uyguladıkları faizci politikalarının mahiyetini çok iyi biliyoruz” dedi.
 
Sadece Merkez Bankası faiz politikasının ayarlanması değil, aynı zamanda Tarım Kredi Kooperatifleri’nin uyguladıkları fahiş faizleri de ortada olduğunu anımsatan Tekir, şöyle konuştu:

“Dünyada faiz oranlarının en yüksek olduğu ülkelerden bir tanesi Türkiye’dir. Özellikle ekonomik şartların son derece müsait olduğu zamanlarda dahi faiz oranları çok yüksek olmuştur. Sistemin kendisi faize çalışmaktadır, dolayısıyla nas merkezli bir değerlendirme yapıp da sistemin faize dayalı bir şekilde çalıştığını kamufle etmenin de hiç gereği yoktur.”

“Devlet bankaları faiz almasın” 

İYİ Parti Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ümit Dikbayır’ın da bu konuda itirazları var.

AK Parti’den önceki 18 yılda 247 milyar doların faize gittiğini belirten Dikbaşır, “AK Parti’nin 18 yılında ise 494 milyar dolar faiz verdik. Neredeyse iki katı” ifadelerini kullandı.

“Madem faiz haram, devlet bankalarının verdiği kredilerden esnaf, çiftçi ve vatandaşlardan faiz almasın” önerisinde bulunan Ümit Dikbayır, “Çok basit! Devlet gecikme faizlerini de almasın. İnsanlar vergisini, sigortasını ödeyemiyor. Artık yönetemiyorlar. Ülke kaos ve buhran ortama girdi. Acil seçime gidilmeli” çağrısında bulundu.

“Söylenmiş sözün bir ciddiyetini görmüyorum” 

Gelecek Partisi Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Kerim Rota da Türk Lirası’nın erimesi ve değerini kaybetmesinin çok tartışmalı olduğunu dile getirdi.

Rota’ya göre, faizin sıfıra indirilmesi de çözüm değil. “19 iken indirildiğinde faize karşı bir tutum elde ediliyor mu?” diye soran Rota, “Elbette edilmiyor. Bence sadece bir konuşma içerisinde söylenmiş bir söz, yoksa bir ciddiyetini göremiyorum” yorumunu yaptı.

“Söze inanılıyorsa o zaman faizin sıfırlanması lazım” 

“Düşen faizlerin tüketici veya kredi kartı faizlerine çok bir yansıması olmuyor” değerlendirmesi yapan Rota, sözlerini şöyle tamamladı:

“4 puan faiz indi ama burada indirilen bir puanı bile bulmadı. Nerede indi? Öncelikle mevduat faizlerinde bu düşüş gerçekleşti. İkincisi de kurum ve şirketlerin kullandığı kısa vadeli kredilerde gerçekleşti. Dolayısıyla söylenen söze inanılıyorsa o zaman faizin sıfırlanması lazım ve bambaşka bir ekonomik modele geçmeniz gerekir. Faizin azı çoğu yok, 19’dan 15’e inmesi bir şey değiştirmiyor.”

(Abdulhakim Günaydın / Independent Türkçe)

Paylaş :

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked with *