Zor günlerimiz daha yeni başlıyor!

Zor günlerimiz daha yeni başlıyor!

“Topyekûn bir irtidat hali yaşıyoruz. Yılmadan, bıkmadan, üşenmeden ve çekinmeden en yakınımızdan başlayarak Allah’ın emirlerini hatırlatmaya devam etmek zorundayız.”

Yusuf Kaplan Yeni Şafak’taki köşesinde, üniversiteli bir genç kızın feryadını yayınlamış. Kızımız, çevresindeki akranlarının ve arkadaşlarının adeta bir kampanya gibi örtülerini terk etmelerinden duyduğu acıyı dile getirmiş. Bir yürek yangını yani. Zaten bu iş böyle olacak. Yok öyle yüzde doksan dokuz filan… kendi kendimizi kandırmanın da bir anlamı yoktur. Allah’ın nice Rasulleri de öyle tek başlarına değil miydi? Kimisi hanımına, oğluna bile söz geçirememişti.

Tuğyan üstümüze üstümüze geliyor, gelecek tabi. O geldikçe Müslüman mahallesi yalnızlaşıyor, ıssızlaşıyor. Metruk bir beldeyi andırıyor mahalle. Fısk u fücura ise fevç fevç koşuyor insanlar.

Müslümanın kararlılığını bozmak için başörtüsünden giriş yapan, çağın en sinsi nifak hareketi İslam’ın en önemli şiarlarına saldırdıkça hep bir keramet aranıyordu. O günkü nifak girişimi bugün meyvelerini veriyor. Fetö adını verdikleri nifak hareketinin bıraktığı yerden paralel din kafesinin örülmesi devam ediyor. Pek çok sivil toplum ve örgütü, resmî kurumlar, dini eğitim verdiği ileri sürülen okullar, basın-yayın v.d. bu harekete katkı sunuyorlar. Kimse kızlarımızı her gün örtüsüzleştiren, gençlerimizi namazsızlaştıran bu zalim sistemi sorgulamıyor. Aksine sistemi kutsamalar aynı kararlılıkla devam ediyor.

Bir de olayın şu boyutu var: Bizler başını örten nice genç kız ve kadını gördükçe, başlarını açmaları acaba daha mı iyi diye sorar hale geldik. Çünkü bir kızın ya da kadının başına bir bez parçası koyması tesettür olmuyor. Tam tersine şu an ki kıyafetler ekserisi itibariyle tesettürün özüne savaş açmış gibidir. Sanki birilerinden utanılmaktadır da, onların beğeneceği bir ucube giyim örtünme olarak adlandırılmaktadır.

Uzun lafın kısası topyekûn bir irtidat hali yaşıyoruz. Yılmadan, bıkmadan, üşenmeden ve çekinmeden en yakınımızdan başlayarak Allah’ın emirlerini hatırlatmaya devam etmek zorundayız. Başka bir çaremiz yoktur. Allah’tan korkanlar korkmayanları, takva elbisesini kuşananlar, takva elbisesini giymemiş olanları uyarmakla mükelleftir. Kur’an’la insanları uyarmalı, Allah’ın Rasulü ile örneklendirmeliyiz.

(Venhar)

Paylaş :

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir *

İptal