Amerika ve yandaşları sıkıntıda

Amerika ve yandaşları sıkıntıda

Amerika ve her ülkedeki yandaşlarının sıkıntısı şu; örneğin 2013’te Ebola salgınında Amerika çözüme liderlik yapmış, düzinelerce ülkeyi bir araya getirmişti. Şimdi böyle bir durum yok!

“Temasla gelen düzen: Yeni Dünya!..” başlıklı bugünkü yazısında Nedret Ersanel, Ebola sürecinde yaşanan Amerika liderliği ile bugün yaşananları kıyaslayarak, bugün “ABD’de ne bunu yapacak bir siyasi irade veya ekonomik güç gösteriyor ne de diplomatik bir harekatı başlatabiliyor.” dedi.

Yeni Şafak‘taki yazısında Ersanel, “ABD bir şey yapmak istiyor ama geç kaldı. Muhtemelen uzatma anlarında altın gol atmaya çalışacak; o da ‘aşı’ demek! Almanya’daki aşı firmasına musallat olmak gibi.” ifadesini kullandı.

Ersanel, buna karşılık Çin’in Batı’ya yardım atakları karşısında ezik bir Batı, özellikle ABD profili çıkıyor ortaya dedi.

Bununla birlikte, Nedret Ersanel yazısında iki noktaya daha dikkat çekti: “Avrupa ve ABD’deki askeri hareketlilik” ile Türkiye-Pakistan-Hindistan arasında ortaya çıkan yeni gelişmeler.

Ersanel’in işte o yazısı:

Son kabul, salgın merkezinin Çin’i terk ederek Avrupa’ya konuşlandığıydı. Şimdi ABD’ye bulaştığı anlaşılıyor. Merkez belli ki yine kayacak. Artık Batı’da mukim bir pandemi var elimizde…

Avrupa’da da ABD’de de orduyu şehirlere indirmeye başardı. Başkanlık seçimleri öncesinde Beyaz Saray için hayli tatsız bir durum. İki konuda yeniden sıkışmaya başlayacak Trump; bir, virüsü önemsememek ve hatta kendi istihbarat servislerinin Ocak ayında yaptığı uyarıları umursamamak.

İki, ekonomi; Çin’de yaşananlara el ovuşturarak, “şirketler, yatırımlar, istihdam Amerika’ya dönecek” diyen hükümetin onların yerine virüsü ağırlamak zorunda kalışı…

Pekin, “virüs sonrası propaganda, ve yardım atakları” ile dünyada güçlü bir sempati merkezi yaratıyor. Potansiyel sonuçlarını önceki yazımızda bol dipnotlu paylaşmıştık. Çin’in ABD’ye de ‘yardımları’ oluyor. Şimdi, ABD içinden de bir kesim Çin’e yönelik ekonomik yaptırımların esnetilmesini istiyor. Avrupa’da zaten hakimiyetini kurmuş durumda ve AB ülkeleri Çin yardımlarını ele geçirmek için birbirleriyle kapışıyor. (‘Coronovirus, mascherine per l’Italia sequestrate dalla Repubblica Ceca’, 21/03, la Repubblica.)

Komşusuna yardım etmeyen AB üzerinde Çin yardımları etkili oluyor. Açıkça hem Çin’e teşekkür ediyor hem de ABD’ye, Pekin’i rahatlatması için baskı yapıyor…

SÜPER ATALET…

Amerika ve Avrupa’da Çin’in bu kadar ön alışı zaten dalgalanan küresel dengelere etkin algı faktörünü eklemiş durumda. Yani rahatsızlık var…

ABD’nin ve her ülkedeki ABD yandaşlarının sıkıntısı/açmazı şu; örneğin 2013-14 Ebola salgınında Amerika liderlik yapmış, düzinelerce ülkeyi bir araya getirerek hem kendi yardım yapmış hem de diğer ülkeleri organizasyona katmıştı.

Şimdi böyle bir durum yok; ABD ne bunu yapacak bir siyasi irade veya ekonomik güç gösteriyor ne de diplomatik bir harekatı başlatabiliyor. Üstelik bunu gerçekten isteyip istemediği de hayli tartışmalı!..

Bu ‘süper atalet’, Çin’in yardım paketleri ve virüsle mücadele tecrübesiyle birleştiğinde -ki orada da doğru mu yanlış mı merak edilen çok nokta var ama algı bu işte- ezik bir Batı, özellikle ABD profili çıkıyor ortaya…

Washington’un, Çin’in başarısı konusunda yalpaladığı görülebiliyor. Başkan Trump, Ocak sonunda Çin liderini alenen kutluyordu; “Çin, Coronovirüsle çok sert mücadele ediyor. ABD, gösterdikleri şeffaflık ve efor için minnettar. Başkan Xi’ye teşekkür ediyorum”…

Bu duruş bir hafta önce, “Çin Virüsü”ne evrilmiş bulunuyor…

ABD bir şey yapmak istiyor ama geç kaldı. Muhtemelen uzatma anlarında altın gol atmaya çalışacak; o da “aşı” demek! Almanya’daki aşı firmasına musallat olmak gibi. Kimi yorumlar, bunun için tıbbî bir “Manhattan Projesi” başlatarak aşıya ulaşması ve hem Amerika’yı hem dünyayı hem seçimleri kurtarabileceği fikrini üretiyorlar. (‘The Coronavirus could reshape global order’, 18/03, Foreign Affairs.)

ZENGİN HASTANELERİ…

Bir başka muamma da Rusya. Çin, ‘eskiye kıyasla’ daha şeffaf politikalar yürütürken, Moskova, Sovyet döneminin klasik ‘demir perdeyi virüs bile aşamaz’ sessizliğinde. Tam rakamlar bilinmiyor. Muhtemelen doğu Rusya’da, Çin’e yakın kesimlerde ve Sibirya’daki durumdan Kremlin de tam haberdar değil.

Rusya, Çin’in Avrupa’ya yardım çıkarmasının yarattığı etkiyi beğenmiş görünüyor. Bunu takip ediyor; İtalya’ya ilk yardımı 9 askeri kargo uçağı dolusu oldu. Ordu gönderdi denebilir.

Öte yandan salgının ağırlaşması durumunda Rus sağlık sisteminin ne reaksiyon vereceğini bilmiyoruz. Ancak, o meşhur Rus oligarkların kendilerine göre önlemler aldığı haberleri geliyor! Öyle ki, tanesi 22 bin 500 dolardan solunum cihazları stokluyor, kendilerine özel villa-hastaneler kuruyorlar. (‘Rich Russians are hoarding Ventilators to project themselves against the Coronavirus’, 21/03, The Moscow Times.)

ASKERLERİN ROLÜ!..

Avrupa ve ABD’deki askeri hareketliliğe de yer açmak lazım…

ABD seçimlere yürürken ordunun salgın üzerinden sivil hükümeti ‘koruma altına’ alarak etkisizleştirebileceği, dahası eyaletler bazında mevziler kurarak bir “komutan” üzerinden yetkiyi ele alacağı, en azından Washington’un gücünü sulandırabileceğine ilişkin haberleri, Newsweek’in özel haberini de arkalayarak işaretlemiştik.

Amerikan anayasası “ordu”nun şehirlere, hele başkente girmesini zorlaştırıyor. Ama olağanüstü hallerin getireceği durum, yani “muhafızlar” yöntemi ve eyaletler noktası buna formül üretiyor.

Almanya’daki Amerikan askeri birliklerindeki kaymalar da öyle. Merkel’in yerine geçeceği söylenen halefinin hastalanması, Merkel’in kısa süre de olsa karantinaya alınması hep izlenmesi gereken şüpheli gelişmeler…

TÜRKİYE-HİNDİSTAN: YENİ DÜNYA ALAMETİ?

Salgın üzerinden gelişen uluslararası ilişkilere muhakkak konsantre olmalıyız. Bu satırlar yazılırken Wuhan’daki karantinanın sona ereceği haberleri geliyordu. Virüsü dünyaya ve bize bir miras bırakacak…

Çin’in salgınla mücadele konusunda Hindistan’la nasıl bir ilişki kuracağı üzerindeki şüphe önemli. Bu Pakistan ve Afganistan demek. İran artı Körfez demek. Tam bu aşamada Türkiye’nin bu coğrafyada attığı adımlara dikkatinizi çekmek isterim. En azından akıl cebinizde dursun.

Ankara’nın Pakistan ziyaretinden sonra Hindistan’la ilişkilerinde ilginç gelişmeler oluyor. Örneğin Türkiye ile Hindistan arasında hayata geçirileceği söylenen 2.3 milyar dolarlık tersane ve donanma için destek gemileri üretim anlaşması! (‘India to go ahead with 2.3 billion Turkish shipyard deal’, 23/03, The Economic Times.)

Bu çok garip. Hintliler de şaşkın. Onların uzmanları da Türkiye-Pakistan-Hindistan arasında ne olduğunu merak ediyorlar…

Paylaş :

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir *

İptal