İSTİKAMET

İSTİKAMET

Yalnız Rabbine, Rabbinin yoluna rağbet, İmtihanda sabır, Kullukta gayret et! Akabinde kalıcı menzilde, Rıza ile rahat et!

İSTİKAMET

Mustafa Bozacıoğlu

Çıktık bir menzilden
Varmak için bir menzile
Konaklamak için, geçici
Soluklanmak için bir nefes miktarı
Bir ağaç gölgesinde, bir bölgede…
Öyle mi ya zahir
Ertelenmiş, ihmal edilmiş ahir.
Uyuyor kimimiz,
Kimimiz oldukça uyanık!
İdeali, iktisat içinde itidali;
İfrattan, tefritten uzak
Vasat olan…
Engeller, zindanlar, tuzaklar
Kimi ellerimizle ördüğümüz,
Kimini hazır bulduğumuz,
Kimisi şeytan ve avanesince
Sinsice yükseltilmiş;
Duvarlar…
Nefsimiz bir tarafta
Diğer tarafta nefis çeldiriciler
Yaldızlı, yıldızlı,
Albenilisinden…
Nerden geldik, nereye gidiyoruz?
Hedef neydi,  istikamet nereye?
Kulluk için gönderildik oysa,
Bu dereye.
İndik dereye, bilmem nerelere..
Oyun oynaş içinde daldık,
Çiçekler, güller dermeye!
Hesap ne, kitap ne?
Hitap kime?
Hep isyan, nisyan
Haz, hız
Bolca cehalet
Gırtlağa kadar nankörlük
Her ayet elinde, önünde
Yapılansa; körlük
Ey insan;
Nedir, sana kerem sahibi sahibini unutturan
Müstağni, müstekbir kılan, gururlandıran
Haddini bilmeden, cürmüne de bakmadan?
Yaratılmışsın sen de tüm varlık gibi
Üstelik, çoğundan aciz ve de zayıf
Üstün kılacak olan seni iraden, aklın, fikrin
Onu da kuşanmazsan kalmaz hiç farkın
Taştan, topraktan, davardan…
Haydi;
Dur, dinle ve düşün
Sen neyle meşgulsün?
Neydi derdin, davan,
Neydi aslın,
Asıl gönderiliş gayen?
Gayet açık ve net her şey
Emanet, imar, ihya, ıslah ve inşa’
Bunları zinhar unutma!
Bir akıbet var malum
Bir ahiret.
Sual edileceksin nimetlerden,
Hesap vereceksin.
‘Keşke’ demeden
Fayda etmeyecek pişmanlığa düşmeden,
Mazeret beyan etmeden
‘Müflis tüccar’a dönüşmeden
Dönüş için fırsat beklemeden;
Kendine gel, özüne dön!
Hakka râm ol;
Yalnız Rabbine,
Rabbinin yoluna rağbet,
İmtihanda sabır,
Kullukta gayret et!
Akabinde kalıcı menzilde
Rıza ile rahat et!

Paylaş :

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir *

İptal