28 Şubat’ın son uzantısı Yaşar Büyükanıt

28 Şubat’ın son uzantısı Yaşar Büyükanıt

Büyükanıt, 28 Şubat post modern darbe girişiminin ardından Genelkurmay’ın yayınladığı e-muhtıra niteliğindeki bildiriyi, bizzat kendisinin kaleme aldığını söyleyerek uzun süre gündemde kalmıştı

28 Şubat post modern darbe girişiminin son vesayet uzantısı, 27 Nisan e-muhtırasını yazan eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt, İstanbul’da bir süredir tedavi gördüğü hastanede kalp yetmezliğinden hayatını kaybetti.

Beş gün önce eşi Filiz Büyükanıt’ı kaybeden Yaşar Büyükanıt, 27 Nisan e-muhtırası olarak bilinen Genelkurmay Başkanlığı’nın açıklaması ile gündemde kalmıştı. 28 Şubat sürecinin devamı olarak kabul edilen ve insanların kılık kıyafetlerine, inanç hürriyetlerine kısıtlama getirilmek istenen 27 Nisan e-muhtırası, dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in görev süresinin dolması ve yerine yeni adayların belirlenmesi sürecinde yazıldı. Cumhurbaşkanı’nın TBMM Genel Kurulu tarafından seçildiği 2007’de, Ak Parti 352 milletvekili ile çoğunluğu elinde bulunduruyordu. Güçlü aday olarak öne çıkan Abdullah Gül’ün eşinin başörtülü olmasının kabul edilemeyeceğini ileri süren 28 Şubat zihniyetinin vesayet uzantıları, çeşitli bahanelerle bu seçimleri engellemek istedi.

367 krizi

Eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Cumhuriyet Gazetesi’ne yazdığı makalede, Cumhurbaşkanı seçimin yapılabilmesi için, TBMM Genel Kurulu’nda ilk turda 367 vekilin bulunması gerektiğini ileri sürdü. Bu aşamada vesayet odakları, siyasiler üzerinde doğrudan ve dolaylı baskı kurmaya çalıştı.

TBMM’de AK Parti’nin 352 vekiline karşılık, CHP’den 151, ANAP’tan 20, DYP’den 5 ve 11 de bağımsız milletvekili yer alıyordu. DYP ile ittifak görüşmeleri yapan ANAP‘ın, TBMM’ye oylama için gelmesi bile 367 krizinin aşılması için yetecekti. Ancak, Mehmet Ağar liderliğindeki DYP ve Erkan Mumcu liderliğindeki ANAP, TBMM’ye gelmeme kararı aldı. Böylece seçim yapılamadı. Kulislerde, üniformalı kişilerin milletvekillerini ziyaret ettiği konuşuldu.

E-Muhtıra

27 Nisan akşamı geç saatlerde, Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesine “TSK laikliğin savunucusudur. Gerektiğinde tavrını açık ve net ortaya koyacaktır” içerikli açıklama konuldu. Dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın “Bizzat kaleme aldığını” söylediği metin, ‘e-muhtıra’ olarak tarihe geçti. Anayasa Mahkemesi, ikinci tur yapılmadan tarihi kararını açıklayarak, seçimin ilk turunun 367 vekilin oturuma katılmaması nedeniyle iptal edildiğini duyurdu.

6 Mayıs 2007’de toplanan TBMM’de AK Parti, iki kez daha 367 sayısına ulaşmayı denedi, ancak ANAP, DYP ve bağımsızların destek vermemesi nedeniyle, başarısız oldu. Abdullah Gül, Cumhurbaşkanı adaylığından çekildi. 22 Temmuz’da genel seçim yapılması kararlaştırıldı. Seçimde büyük başarı elde eden AK Parti, Gül’ü, 28 Ağustos 2007’de yapılan seçimle Çankaya Köşkü’ne çıkarttı.

‘Yaptıklarım hukuka uygundu’

TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu’na ifade veren Büyükanıt, yaptıklarının hukuka uygun olduğunu ve darbe kastının olmadığını iddia etti. Ankara Barosu avukatlarından Kemal Vuraldoğan bu süreçte, Ankara 5. İdare Mahkemesi’ne başvurarak, e-muhtıra nedeniyle 1 TL’lik manevi tazminat talebinde bulundu. E-muhtıranın idari bir işlem olması nedeniyle İdare Mahkemesi’ne başvurduğunu söyleyen Vuraldoğan’ın açtığı dava, “Açıklamanın idari eylem niteliğinde bir basın açıklaması olarak kabulü gerekmektedir” gerekçesiyle dava reddedildi.

Mehmet Ağar-Erkan Mumcu

Dönemin tanıklarından eski DYP Milletvekili Ümmet Kandoğan, basına “25 Nisan’da Genel İdare Kurulu (GİK) toplantımız vardı. ANAP da aynı saatlerde toplantı yapıyordu. Ağar’ın yanında oturuyordum. O sırada ekranlara YÖK Başkanı Erdoğan Teziç’e suikast düzenlendiği haberi düştü. Ağar panik havası içine girdi. Olay, seçime 2 gün kala belirli yerlere mesaj mahiyetindeydi. Ağar’ da TBMM’ye girmeme görüşü oluşmaya başlamıştı. Başlangıçta ise tersini savunuyordu” dedi. Eski ANAP MKYK üyesi Hüseyin Kocabıyık da daha önce konuyla yaptığı açıklamada, “GİK toplantısı vardı. TBMM’ye gidilmesi iradesi oluştu. O sırada telefon geldi, Erkan Mumcu dışarı çıktı. Sonra ikinci bir telefon geldi. Telaşlı bir şekilde, ‘Artık Türkiye’de yeniden düşünmek lazım. YÖK Başkanı’na suikast düzenlenmiş ve Ağar ile bir basın toplantısı düzenleyeceğim’ dedi. Mumcu ve Ağar, Türkiye’de Ak Parti’ye karşı bir darbe yapılacağına inandırılmıştı” diye konuştu. Mumcu ise, “Ben kesinlikle bu yönde bir baskı görmedim” diyerek kararının arkasında durduğunu dile getirdi.

Bildiri üzerine Başbakan Erdoğan başkanlığında gece acilen yapılan toplantıdan, “dik duruş” kararı çıktı. Hükümet, Genelkurmay Başkanı’na “memur” olduğunu hatırlatan açıklama yaptı. Açıklamada, Genelkurmay Başkanı’nın resmi olarak Başbakan’a bağlı olduğunu, görevleri itibarıyla Başbakan’a karşı sorumlu olduğu hatırlatıldı. Hükümet’in dik durmasına büyük halk desteği geldi. Bildiri, 4 yıl sonra 30 Ağustos 2011’de Genelkurmay veri tabanından silindi.

Medyanın tutumu

27 Nisan 2007’deki e-muhtıra konusunda medya, tıpkı 28 Şubat sürecinde olduğu gibi kötü sınav verdi. E-muhtıraya konu olan Kutlu Doğum Haftası etkinlikleri ve Kur’an kurslarıyla ilgili servis edilen haberler Cumhuriyet, Hürriyet, Milliyet, Posta gibi gazetelerde yer aldı. Hemen ertesinde Cumhuriyet Mitingleri için gazetelerin attığı manşetler adeta tek elden çıkmış gibiydi. 22 Temmuz 2007’de yapılan Milletvekili Genel Seçimi’nde AK Parti yüzde 47 oy alarak, büyük bir çoğunlukla tek başına iktidar oldu.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın yakınlarını arayarak, başsağlığı dileğinde bulundu.

(Star)

Paylaş :

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir *

İptal