Öcalan’ın mesajı sonrası açlık grevleri sona erdi

Öcalan’ın mesajı sonrası açlık grevleri sona erdi

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın “Eyleminizin sona ermesini bekliyorum” çağrısından sonra tutuklular, açlık grevi ve ölüm orucunu sonlandırdıklarını duyurdu.

AVUKATLAR, GÖRÜŞMEYİ AKTARDI VE ÖCALAN’IN MESAJINI OKUDU

PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatları, İmralı’da müvekkilleriyle 22 Mayıs’ta yaptıkları görüşmeye ilişkin basın toplantısı yaptı. Titanic Downtown Beyoğlu Hotel’de kameraların karşısına geçen Asrın Hukuk Bürosu avukatları Nevroz Uysal, Rezan Sarıca, İbrahim Bilmez ve Raziye Turgut, açlık grevi ve ölüm orucuna ilişkin Öcalan’ın mesajını iletti.

Açlık grevi eylemleri sonrası 8 yıl aradan sonra 2 Mayıs’ta ilk kez avukatlarıyla görüşen ve görüşlerini İmralı’daki diğer tutuklularla birlikte 7 maddede kamuoyuna duyuran Öcalan, avukatlarıyla yaptığı 22 Mayıs’taki ikinci görüşmede bu kez süren eylemlere dair mesaj verdi.

İbrahim Bilmez, Öcalan’la yaptıkları görüşmenin temel gündeminin açlık grevi ve ölüm orucu eylemleri olduğunu söyledi.

Daha sonra Nevroz Uysal, Asrın Hukuk Bürosu adına hazırlanan metni okudu. 22 Mayıs’ta gerçekleşen İmralı görüşmesine dikkat çeken Uysal, Öcalan’ın daha önceki görüşmede kaleme alınan 7 maddelik deklarasyonun tartışılmasını olumlu bulduğunu söyledi. Öcalan’ın şu anki duruma ilişkin bir “müzakere süreci”nden söz edilemeyeceği yönündeki görüşünü yinelediği aktarıldı.

Öcalan’ın “Toplumsal uzlaşı, demokratik siyaset, demokratik müzakere ve onurlu barış” konularının tartışılmasının Türkiye’nin temel ihtiyacı olduğunu ve kendisinin de bu maddelerin Türkiye siyasetinin temel değerleri haline gelmesi açısından üzerine düşeni yapacağını belirttiği aktarıldı.

Öcalan’ın mesajlarının tüm demokrasi güçlerine, Türkiye’nin her yelpazesindeki siyasi yapılara ve devlete olduğu belirtilirken “Tüm çevrelerden nasıl bir karşılık verileceğini 30-40 gün sonra anlarız” diyerek şu anda hiçbir çevrenin tutumu için herhangi bir yorum yapmadığı ifade edildi.

Suriye’de çözüm konusundaki görüşlerini yinelediği belirtilen Öcalan’ın Kürtlerin ve diğer toplulukların temel haklarının anayasal güvenceye alınmasının zorunluluğuna vurgu yaptığı ve bu meseleye dair tartışmaların derin, tarihi sonuçlara yol açacak şekilde yürütülmesi, günlük, dar siyasi gündemlere sıkıştırılmaması gerektiğini söylediği aktarıldı.

Öcalan’ın avukatları “Sayın Öcalan’ın onurlu barış temelinde sorunların demokratik müzakere yöntemi ile çözülmesi yönündeki pozisyonunu koruduğunu, gelecek açısından umutlu olduğunu ve kendine güvendiğini açıkça gördük.   Bu vesile ile İmralı cezaevinde uzun yıllardır sergilenen gayri hukuki tutumun bir bütün olarak aşılması için demokratik kamuoyunun sorumluluk üstlenmesi ve sürecin takipçisi olması gerekliliğine olan inancımızı belirtiyoruz. Yasal hakların tesisinin hiçbir tartışma ve ayrımcılığa yer vermeksizin sağlanması konusunda gerek yönetsel gerekse de yargısal mercilerin sorumluluklarını yerine getirmeleri hukukun gereği olduğu kadar ahlaki bir sorumluluktur” dedi.

ABDULLAH ÖCALAN’IN MESAJI

Daha sonra Öcalan’ın açlık grevi ve ölüm orucuna dair mesajı okundu.

Öcalan’ın mesajı şöyle:

“Değerli yoldaşlar,

Başta açlık grevi ve ölüm orucuna kendini yatırmış arkadaşlar olmak üzere iki avukatımın yapacağı geniş açıklamalar ışığında eyleminizin sona ermesini bekliyorum. Bana ilişkin maksadınızın hasıl olduğunu da rahatlıkla belirtip hepinize en derin sevgi ve teşekkürlerimi sunuyorum.

Asıl bundan sonrasında da bana yeterli yoğunluk ve iradeyle eşlik etmenizi de özenle belirtiyor ve umuyorum.

Bitmeyen sevgi ve selamlarımla.”

GÖRÜŞME 22 MAYIS’TA GERÇEKLEŞTİ

Asrın Hukuk Bürosundan avukatlar Rezan Sarıca ve Newroz Uysal, 22 Mayıs’ta İmralı Kapalı Cezaevi’nde Öcalan’la görüşmüştü. Görüşmeden, Öcalan’a yönelik tecridin sonlandırılması talebiyle başlayan ve bugün 200. gününe giren açlık grevleri ve 27. günündeki ölüm orucuna dair önemli mesajlar çıkması bekleniyordu.

Görüşme sonrası yapılan tek açıklamada “22 Mayıs’ta Müvekkilimiz Sayın Abdullah Öcalan ile gerçekleştirdiğimiz- görüşmede müvekkilimizi açlık grevlerine dair görüşlerini, yine onun isteği üzerine öncelikle grevcilere iletmekte ve onlarla tartışmaktayız. Bu tartışma sonuçlandığında kamuoyunun merakla beklediğini bildiğimiz bu konuda doyurucu bir açıklamayı vakit kaybetmeksizin paylaşacağız. Saygılarımızla” denildi.

LEYLA GÜVEN’İN AÇLIK GREVİ 200 GÜN SÜRDÜ

Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eş Başkanı ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in, PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan tecridin kaldırılması talebiyle Diyarbakır E Tipi Cezaevi’nde başlattığı ve tahliyesinin ardından evinde sürdürdüğü açlık grevi eylemi bugün 200. günündeydi.

GÜVEN’İN İLK AÇIKLAMASI: BUGÜNDEN İTİBAREN HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK

Jinnews’in haberine göre; Leyla Güven, Öcalan’ın mesajının ardından şunları söyledi:

“Bu zafer Zülküf hevalin, Ayten hevalin, Medya hevalin, Zehra hevalin, Gonca hevalin, Mahsun hevalin ve tüm direnişçi arkadaşların hayata geçirdiği eylemler sayesinde gelişti. Yine annelerin eyleminin kazanımıdır. Sayın Öcalan’ın dediği gibi demokratik siyasetimizi sürdüreceğiz. Kürt halkı tarih boyunca kimseye haksızlık etmemiştir. Bu nedenle eylemimizi annelerle birlikte yürütmeye devam edeceğiz. Mutlaka kazanacağız. Zalimin zulmü varsa mazlumun da Allah’ı var. Bu yüzden kazanacağız. Annelerin ellerinden öpüyorum zafer Kürt halkınındır. Sayın Öcalan’ın sesi çıktı, artık Ortadoğu coğrafyası bahardır. Bugünden itibaren her şey çok güzel olacak.”

Mezopotamya Ajansının haberine göre aynı taleple Erbil’de açlık grevine başlayan HDP üyesi Nasır Yağız 187, Strasburg’da 14 kişi ve Galler’de İmam Şiş 161, cezaevlerinde 16 Aralık’ta başlayan tutuklular 162 gündür eylemde. Açlık grevleri 1 Mart itibariyle tüm cezaevlerine yayıldı.

30 TUTUKLU ÖLÜM ORUCUNDAYDI

Aslı Doğan ve Ardıl Çeşme Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’nde; Zozan Çiçek, Şükran Aydın ve Nesrin Akgül Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde; Ahmet Topkaya, Ferhat Turgay, Abdulhalik Kaplan, Enver Dönmez ve Ergin Akhan Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nde; İhsan Bulut, Özhan Ceyhan, Vedat Özağar, Erol Cengiz ve Ahmet Anığı ise Van Yüksek Güvenlikli Kapalı Cezaevi’nde 30 Nisan tarihi itibariyle eylemlerini ölüm orucuna çevirdi. Birinci ölüm orucu grubunun eylemi bugün 27’nci günündeydi.

Yine 10 Mayıs’tan itibaren ölüm orucu eylemine ikinci bir 15 kişilik grup katıldı. Kandıra Cezaevi’nde Yaşar Cinbaş, Muhammed İnal, Diyadin Akdemir ve Engin Kahraman; Bolu F Tipi Cezaevi’nde İbrahim Doğan, Ahmet Emin Eren ve Mustafa Taştan; Patnos Cezaevi’nde Senar Efe, Burhan Şık, Faysal Atak ve Şafii Kayhan; Tekirdağ 1 No’lu Cezaevi’nde Reşat Özdil; Tekirdağ 2 No’lu Cezaevi’nde Zeki Bayhan ve Yılmaz Yıldız; Van Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde Sait Öztürk ise 10 Mayıs’ta başlattıkları ölüm orucu eylemini 17 gün sürdürdü.

ÜÇ VEKİL HDP BİNASINDA AÇLIK GREVİNDEYDİ

HDP milletvekilleri Dersim Dağ, Tayip Temel ve Murat Sarısaç’ın partilerinin Diyarbakır İl Örgütü binasında başlattığı eylem de, 3 Mart’tan bu yana devam ediyordu.

Erzincan T Tipi Kapalı Cezaevi’nde 7 Ocak’ta açlık grevine başlayan Sedat Akın, tahliye edilmesi ardından eylemini Batman’daki evinde; Gurbet Ektiren, Bakırköy Cezaevi’nde 15 Ocak’ta başladığı açlık grevi eylemini tahliye olduğu 8 Mart’tan bu yana Mardin’in Derik ilçesindeki evinde; İhsan Sinmiş (56), 1 Mart’ta Silivri Cezaevi’nde başladığı açlık grevini 11 Mart’ta tahliye olduktan sonra İstanbul Küçükçekmece’deki evinde; Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki Murat Aksin, 15 Mart’ta başladığı eyleme, 25 Mart’ta tahliye edildikten sonra Derik’teki evinde; Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde 5 Ocak’ta açlık grevine başlayan Mahsun Şen, eylemini tahliye olduğu 17 Nisan’dan sonra Derik’teki evinde; HDP Ceylanpınar ilçe eski Eş Başkanı Hızni Kılınç, 1 Mart’ta başladığı açlık grevini, 13 Mayıs’ta tahliye edildikten sonra Ceylanpınar’daki evinde; Diyarbakır’daki HDP binasında açlık grevine başlaması üzerine gözaltına alınıp tutuklanan İsmet Yıldız 29 Mart’ta, Sevican Yaşar 2 Nisan’da, Salih Tekin ve Bilal Özgezer ise 5 Nisan’da tahliye edildikten sonra eylemi evinde sürdürdü.

HAYATINI KAYBEDENLER

Almanya’nın Krefeld kentinde de 20 Şubat tarihinde mahkeme önünde bedenini ateşe veren Uğur Şakar, tedavi gördüğü hastanede 22 Mart’ta yaşamını yitirmişti.

Tecridi protesto etmek amacıyla Zülküf Gezen (33) 17 Mart’ta Tekirdağ 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde, Ayten Beçet (24) 23 Mart’ta Gebze Kadın Kapalı Cezaevi’nde, Zehra Sağlam (23) 24 Mart’ta Oltu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde, Medya Çınar (24) 25 Mart’ta Mardin E Tipi Kapalı Cezaevi’nde, Yonca Akici 9 Mart’ta Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde, Siraç Yüksek 2 Nisan’da Osmaniye 2 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde, Mahsum Pamay ise 5 Nisan’da Elazığ 1 No’lu Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde yaşamına son verdi.

Günlük Evrensel Haber Merkezi

Paylaş :

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir *

İptal