İnsanlar izzeti ve şerefi nerede aramalı?

İnsanlar izzeti ve şerefi nerede aramalı?

Medya-İktidar ilişkileri üzerine yapılan bir yorumda, medyanın iktidara yaslanarak güç devşirmeye çalıştığı, yirmisekiz şubat sürecinde medyanın ortaya koyduğu şecaatin bugün aynen devam ettiği vurgulandı.

Medya-İktidar İlişkileri Üzerine..

Her işin bir kaidesi olması gerektiği gibi medyanın da bir kaidesi olmalıdır. Cemil Meriç “Tarafsızlık namussuzluktur…” derken tarihsel dönem içerisinde medyanın iktidar tarafında olmasını kastetmedi kuşkusuz. İnsan ne iş yapıyorsa yapsın yalnızca adaletin tarafını seçmelidir. Oysa medya dün nasıl gücün tarafını seçerek adalet terazisinden şaşmışsa bugün de bu şaşkınlığı devam etmektedir. Zira artık adalet duygusu yerini rant kavgasına terketmiştir. Gücü elinde bulunduranlara ne kadar yaslanırsanız o oranda maddi destek, olmadı ihale, olmadı itibar kazanırsınız. Karşısında olmak ise sizin birçok lisansınızın iptali anlamına gelebilir. Oysa halkın çoğunluğunun kendini İslam’a nispet ettiği bir ülkede insanlar izzeti ve şerefi yalnızca Allah’ın katında aramalıdırlar.

Dün yirmisekiz şubat sürecinde medyanın ortaya koyduğu şecaat bugün aynıyla devam etmektedir. Yalnızca medyanın patronları değişmiştir, tarafı değişmiştir ama zulüm aynı zulüm olarak devam etmektedir. Toplumda oluşturulmaya çalışılan algı tıpkı dün olduğu gibi bugün de toplumu kamplara ayırma, ötekileştirme temayülü üzerinden sürmektedir. Oysa bilinmelidir ki zulüm de adalet de bir bumerang gibidir atarsınız bir gün mutlaka size geri döner. Seküler bir iktidar anlayışının adalet üretmesi elbette beklenemez çünkü doğası gereği kötüdür. İlahlık iddiasındadır, terbiye eden Rab olma iddiasındadır yanı kısacası haddini aşan bir konumdadır. Her seküler iktidar hadsizdir, zalimdir ve adalet terazisini kaybetmiştir.

İktidara yaslanarak güç devşirmeye çalışanlar özellikle son yerel seçim sürecinde şirazelerini iyice kaybetmişlerdir. Eğer İstanbul’u iktidarda olanlar kazanmış olsaydı ve aynı şikayetler muhalefet tarafından dile getirilseydi gazete köşelerinde atılan manşetleri bir düşünün. Yahut TV programlarında haber sunan spiker ve yorumcuların sözlerinin nasıl evrildiğini bir hayal edin. Kısacası şu uyarı yapmayı üzerimize borç biliriz: Zulmün yanında ve tarafında olmak ki bu zulüm kimden gelirse gelsin insanın izzet ve şerefini yok eder. İzzet ve şeref Allah’ın tarafında yer alan adalet ve merhamet çizgisi üzerinde yürüyenlerin ve zulmün karşısında duranların edinebileceği bir kazanımdır. Adalet, yaşayan her canlının mutlak surette ihtiyaç duyacağı bir şeydir. Muhakkak ki Allah adaleti ve ihsanı emreder.

Venhar

Paylaş :

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir *

İptal