Akar: ‘Türkiye, pazar olmaktan bıktı’

Akar: ‘Türkiye, pazar olmaktan bıktı’

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, “Türkiye artık pazar olmaktan bıktı. Ortak üretim yapacağız, teknoloji transferi yapacağız, biz de üretici olacağız. Dolayısıyla biz de artık geldiğimiz noktanın bilincindeyiz.” dedi.

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, konuk olduğu Anadolu Ajansı (AA) Editör Masası’nda kadın gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akar, S-400 alımına ilişkin gelinen son durumla ilgili bilgi verdi.

Türkiye’nin 90’lı yıllardan itibaren ciddi hava ve füze tehdidi altında olduğunu ifade eden Akar, bunun öngörülmesinin ardından o günlerden başlanarak hava savunma sistemlerinin temini için çalışma yapıldığını, 2011’den sonra bu durumun yoğunlaştığını söyledi.

İtalya ve İspanya katkı yapıyor

Akar, Suriye krizinin başlangıcında NATO’ya yapılan müracaat çerçevesinde Amerikan, Alman ve Hollanda bataryalarının gelmesiyle, Türkiye’nin güvenliğine katkı sağlandığını belirtti. Akar, şu anda Türkiye’nin hava savunmasına katkı sağlayan ülkelerin İspanya ve İtalya olduğunu, bunların samp/t ve patriot bataryasıyla görevlerini yaptığını aktardı.

Akar, sözlerini şöyle sürdürdü: “Şunu gördük; biz bu uygulama sonucunda bizim mutlaka bunlardan tedarik etmemiz lazım. Dolayısıyla tedarik çalışmalarını yoğunlaştırdık. Nasıl ve ne yapacağımız konusunda da kriterler belirlendi. Bu belirlenen kriterler konusunda ilgili ülkelerle temasa geçtik. Rusya, Fransa, İtalya iş birliği olan samp/t ile ayrıca Amerikalılarla. Bu konuda gerekli yanıtları maalesef istediğimiz şekilde hem Fransa, İtalya ortaklığından hem de patriot çerçevesinde Amerika’dan alamadık. Hatta bundan önce 2017’de ikinci müracaat yapıldı o talebimize de 17 ay sonra cevap verildi.”

‘Pazar olmaktan bıktık’

Bakan Akar, “Türkiye artık pazar olmaktan bıktı. Ortak üretim yapacağız, teknoloji transferi yapacağız, biz de üretici olacağız. Dolayısıyla biz de artık geldiğimiz noktanın bilincindeyiz.” dedi.

Bu konuda Ruslarla mutabık kalındığını, imzaların atıldığını, tedarik sürecinin kesinleştiğini anlatan Akar, “(S-400’ler) Önümüzdeki günlerde bunlar gelmeye başlayacak. Ekimden itibaren kurulmaya başlanacak. Nerelerde olacağı konusunda Hava Kuvvetleri çalışmaları sürdürüyor. Yerleri belirlendiği zaman paylaşacağız. Bizim S-400 almamız bir tercih olmanın ötesinde zorunluluk. 82 milyon vatandaşımızı korumak ve kollamak zorundayız. Neye karşı? Hava ve füze tehdidine karşı. Bu nedenle yaptığımız bir çalışmanın ürünü ve sonucu bu.” değerlendirmesinde bulundu.

Patriot temasları sürüyor

Patriot alımı konusunda temasların sürdüğünü bildiren Akar, “Burada yaptığımız çalışmanın, diğer taraftan bir ortaklık çerçevesinde tasarlanıp, ortaklık çerçevesinde üretimine başlanılan ve şu anda pilotlarımız eğitim almak için Amerika’da faaliyetlerini sürdürürken, bakım personelimiz, teknik personelimiz, astsubaylarımız orada eğitimlerini sürdürürken, ‘Biz, size F35’i vermeyebiliriz’ denilmesi de hiçbir şekilde ne hukuka ne de akla uygun.” ifadelerini kullandı.

Bunların başka başka konular olduğunu vurgulayan Akar, “Orada birtakım teknik gerekçeler söylenmekle beraber bir ortaklık söz konusu. Bu konuda Türkiye’nin yatırımları söz konusu. Sadece Türkiye’nin değil paydaşlar arasında kimin ne üreteceği belli. Kimin ne yapacağı belli. Dolayısıyla bizim buradaki ihaleler, vesairelerle bu parçalar yapılıyor.” diye konuştu.

‘S-400’de gelinen nokta üzücü’

Özel sektörün katkılarının olduğuna işaret eden Akar, şöyle devam etti: “Onlarla bir takım angajmanlar, irtibatlar yapılmış. Hatta geçen Amerika ziyaretim sırasında bir arkadaşımız bana, bugüne kadarki ödemeleri, ortaklığa taahhütleri bakımından ve herhangi bir şekilde ihaleye girildiğinde parça vesaire yapılmasında taahhütleri yerine getirmesi bakımından Türkiye’nin notunun mükemmel olduğunu söyledi. Her seferinde tıkır tıkır taksitlerini ödemiş. Şu anda 1,2 milyar civarında para ödemişiz, ödemeye devam ediyoruz. Hiçbir aksaklık yok. Diğer taraftan da bizim üretmemiz gereken, bizden istenilen ne parça varsa bunların ihalesine girilmiş, bunlar da zamanında yapılmış ve teslim edilmiş. Hiçbir aksaklık yok. Kaydımız böyle temiz. Hal böyleyken S-400’den dolayı böyle bir noktaya gelinmesi üzücü. Bunun anlaşılmasına çalışıyoruz.

‘NATO’ya görevlerimizi aksaksız yerine getiriyoruz’

Biz ‘S-400’ü bağımsız, münferit çalıştıracağız’ diyoruz. Bunun bazı örnekleri var. Bazı ülkeler, bunları kullandılar, kullanıyorlar. Dolayısıyla ‘F35 ile S-400’ün etkileşemeyeceği bir ortamı beraber gelin bulalım, sağlayalım. Bunu bu şekilde götürelim.’ diyoruz. Bunda bir noktaya kadar gelsek dahi hemen bunun akabinde bizim muhataplarımız, ‘Biz bunları kabul etsek dahi bunu Kongre’den geçirmek mümkün değildir’ cevabını veriyorlar. Bu konudaki çalışmalarımız, temaslarımız sürüyor. Biz, bunu iyi niyetle aşmaya çalışıyoruz. Diğer taraftan da ‘Türkiye uzaklaşıyor, yakınlaşıyor’ birtakım yorumlar var. Hayır, biz Türkiye olarak ilkeli bir şekilde bizim milli politikalarımız çerçevesinde dün neysek bugün de oyuz. Bunun da tipik göstergesi NATO’ya karşı sorumluluklarımızı, aksaksız yerine getiriyoruz. Sağ olsun NATO Genel Sekreteri de bunu her zaman teyit ediyor.”

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in S-400 konusuna ilişkin açıklamalarının hatırlatılması üzerine Akar, “Sayın Stoltenberg çok saygı değer bir devlet adamı. Bu güvenlik, savunma, NATO konusunda son derece bilgili, bilinçli, konulara hakim. Bu konuda yaptığı yorumlar da gerçekten objektif ve son derece geçerli.” değerlendirmesini yaptı.

‘Biz onların iç politikalarına karışmıyoruz’

ABD Başkanı Donald Trump’ın S-400’ler konusundaki tavrına karşın Pentagon’un yaklaşımına ilişkin bir soru üzerine Akar, şunları söyledi:

“Burada farklı anlayışlar, yaklaşımlar var. Onların biz iç politikalarına karışmıyoruz. Sayın Trump, bakan, generaller var. Bizimle konuşup, görüşüp bize bu konularda hak veren büyükelçiler var. Bunlar bir tarafa burada sonuçta bir bütün olarak böyle bir grup varken, diğer taraftan da ‘Kongre bunu kabul etmez’ diyenler, diye bir yorumları var. Biz, haklı olduğumuza inandığımız bu konuda, gerçekleri, bildiklerimizi, tezlerimizi masaya koymaya devam edeceğiz. Telefonla, yüz yüze, yazışmalarla aksaksız eksiksiz. Bizim ilkelerimizde herhangi bir sapma yok. Bunları tekrar tekrar gündeme getireceğiz. Umuyoruz, diliyoruz anlarlar. Biz, çözümden yanayız. Varsa bir teknik, teknolojik yapılacak bir şey, onu da yapmaya hazır olduğumuzu söyledik, söylemeye devam ediyoruz.”

Paylaş :

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir *

İptal