Suriye ordusunun Menbic’e girmesi ne anlama geliyor?

Suriye ordusunun Menbic’e girmesi ne anlama geliyor?

ABD’nin Suriye’den çekilme kararının ardından ve Türkiye’den üst düzey bir heyetin Rusya’ya gitmesinin hemen öncesinde, Suriye ordusu kilit önemdeki Menbic’e girip bayrak dikti.

Ankara’nın Suriye politikası açısından kilit önem atfettiği Menbic kentine Suriye ordusunun girmesi ne anlama geliyor? ABD’nin çekilme kararı sonrası ÖSO’nun yığınak yapmasına rağmen yaşanan bu gelişme Türkiye’nin politikasına nasıl yansır?

Gazete Duvar’ın dış politika yazarları değerlendirdi…

MUSA ÖZUĞURLU: TÜRKİYE SALDIRIRSA SAVAŞ AÇMIŞ OLUR

Uzun yıllar Suriye’de yaşayan ve bir süre TRT Türk’ün Suriye temsilciliğini yapan Musa Özuğurlu, bu gelişmenin bir yandan Türkiye hükümetini rahatlatacağını, bir yandan da TSK’nin bu noktada Menbic’e bir harekât düzenleme ihtimalini düşürdüğünü söylüyor.

Özuğurlu’nun yorumu şöyle: “Eğer Türkiye saldırı düzenlerse ‘Kürt bölgesine’ değil, Suriye otoritesine saldırmış olur ki, bu da savaş açmak anlamına gelir. [Son gelişme] Böyle bir değişime yol açar. Diğer yandan, PYD/YPG ile Şam ve Moskova arasındaki görüşmelerin olumlu sürmesi için irade var demek ki ve bu ilk adım/jest olarak görülebilir. Suriye ordusunun Menbic’e “YPG çekildi” açıklaması ile girmesi Türkiye hükümetini rahatlatır. Ama asıl meselenin yaşanacağı diğer bölgeler. Oraları da beklemek lazım bence.”

AYDIN SELCEN: ANKARA’NIN İKİ SEÇENEĞİ VAR

Gazete Duvar yazarı Aydın Selcen, son gelişmenin Ankara açısından ne anlama geldiğini şöyle yorumluyor: “Henüz dörtlü Akar-Fidan-Kalın-Çavuşoğlu heyeti Moskova’ya varmadan Suriye ordusu Munbiç’e girdi. Demek ABD kuvvetleri de Munbiç’ten çekildi. Türkiye, Şam’la görüşmüyor. Buna karşılık, BAE Şam Büyükelçiliği’ni açtı, Suudi Arabistan da sırada. Suriye Arap Ligi çatısına Mart ayında Tunus’ta yapılacak zirvede geri dönüyor. Tüm bu gelişmeler Ankara’yı ya diplomasi zeminini aramayı bir yana bırakıp süratle askeri gücüyle alana girmeye yahut askeri müdahale seçeneğinden vazgeçip, Astana Üçlüsü’nün Anayasa Yazım Komitesi başarısı gibi artık münhasıran diplomasiyi öncelemeye yöneltebilir.”

FEHİM TAŞTEKİN: FIRAT’IN DOĞUSU PLANININ ÖNÜNE SET ÇEKİLDİ

Deneyimli gazeteci Fehim Taştekin’e göre, Suriye ordusunun Menbic’e girmesi ile birlikte ‘Fırat’ın doğusunu Türkiye’ye bırakma senaryosunun önüne set çekildi’. Taştekin, Rusya’nın bu son gelişme hakkında yaptığı, “Memnuniyetle karşılıyoruz” açıklamasının da önemli bir sinyal olduğunu söylüyor. Taştekin’in yorumu şöyle:

“Menbic’in Suriye ordusunun kontrolüne geçmesi, ABD’nin çekilme kararı sonrası Fırat’ın doğusunu Türkiye’ye bırakma senaryosunun önüne set çekme hamlesidir. Trump-Erdoğan mutabakatından sonra TSK Menbic’i hedef alacak şekilde sevkiyata başlamış, ilintili milis güçler de kente saldıracak şekilde konuşlanmıştı. Bu konuşlanmadan çıkardığım sonuca göre, TSK ve ‘Suriye Ulusal Ordusu’ adını kullanan milisler, Menbic’e girdikten sonra ana yoldan Fırat’ın doğusuna geçip güneye, yani Rakka ve Deyr el Zor taraflarına hareket edecekti. Buna karşı Menbic Askeri Konseyi ya da Suriye Demokratik Güçleri’nin tek seçeneği Rusya üzerinden Suriye ile anlaşmaktı. Rusya’nın bölgenin Suriye ordusunun kontrolüne bırakılmasına yönelik açıklaması önemli bir sinyaldi. Burada ABD’nin de 2016’daki gibi caydırıcı bir pozisyon almadığı anlaşılıyor. Çekilme kararından sonra ‘[ABD] Türkiye’nin bölgeye girişini kolaylaştıracak askeri bir caydırıcılık rolünü sürdürür mü’ sorusu akıllardaydı. Bu rolün Menbic’te olmadığı anlaşılıyor. Tabii durum değişmezse. YPG’nin Menbic’i Suriye ordusuna devretme planı, Fırat Kalkanı operasyonunun El Bab’dan sonra bu kente yöneldiği sırada da gündeme gelmişti. O zaman Suriye ordusu güneyden Arima’ya kadar gelerek Türk ordusunun önünü kesmiş, ABD de kuzeydoğudan devreye girerek açık pozisyon almıştı. Menbic oyunun bozulduğu yer. Elbette yarın ne olacağını kestirmek de zor. Çünkü sürekli değişen dinamikler söz konusu.”

İLHAN UZGEL: FIRAT’IN DOĞUSUNDA DA BENZER BİR SÜREÇ YAŞANABİLİR

Ankara Üniversitesi’nde Siyasal Bilgiler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünün eski bölüm başkanı İlhan Uzgel ise Fırat’ın doğusunda da benzer bir süreç yaşanabileceği öngörüsünde bulunuyor: “Bu süreç daha önceden belirlenmiş olabilir. Değilse de iyi bir taktik hamle PYD açısından. ABD çekilirken benzer bir sürecin Fırat’ın doğusunda yaşanabileceği öngörülebilir. Zaten PYD Şam yönetimiyle bağlantısını hiç kesmemişti. Dolayısıyla Türkiye ile karşılaşmaktansa meşru Suriye rejimiyle anlaşmak daha akılcı. Bu modeli başarılı olursa Fırat’ın doğusunda da deneyebilirler.”

Paylaş :

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir *

İptal