Sayıştay raporları ile ilgili iddialar

Sayıştay raporları ile ilgili iddialar

Kamu idarelerinin gelir ve giderleri ile mallarının kullanımını “millet adına” denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamakla sorumlu kurum Sayıştay, AKP iktidarı döneminde “hesap soramaz” hale geldiği iddia edildi.

Sekiz yıldır Sayıştay’ın hiçbir “usulsüzlük” tespiti hakkında adli ve idari soruşturma başlatılmadı. Denetlediği kurum sayısı düşürülen Sayıştay, yüzlerce sayfalık denetim raporlarını birkaç sayfaya kadar düşürdüğü öne sürüldü.

Birgün gazetesinden Hüseyin Şimşek’in haberi

Kamu idarelerine ilişkin raporları zaman zaman TBMM’ye ve kamuoyuna da sunmadığı için tepki de çeken Sayıştay, 2004 ve 2005 yıllarında dörder, 2007 yılında bir, 2008 yılında beş ve 2009 yılında ise 12 kurum hakkında birçok konuda suç duyurusunda bulundu. Ancak geri kalan yıllarda sorumluların cezalandırılması için suç duyurusunda bulunmadı.

Sayıştay Kanunu’nda 2010’dan bu yana sonra hiç işletilmeyen maddede, denetim sırasında suç teşkil eden bir fiile rastlandığında ilgili denetçiler tarafından derhal delillerin tespit edilerek durumun Sayıştay Başkanlığı’na bildirilmesi öngörülüyor. Görevlendirilecek dairenin 15 gün içinde yapacağı inceleme sonucu kamu davası açılmasını gerektirecek niteliğin görülmesi halinde Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulması gerekiyor.

Sayıştay’ın hazırladığı raporlarda denetçilerin tespitlerinin olduğu gibi rapora yansımadığı, çeşitli “süzgeçlerden” geçerek kamuoyuna ulaştığı da bir Sayıştay temsilcisi tarafından itiraf edildi. TBMM KİT Komisyonu’ndaki görüşmelerde konuşan Sayıştay temsilcisi, raporlara uygulanan sansürü itiraf ederek, “Denetçi ne yazarsa aynen buraya gelmiyor. Sayıştay’daki bir süzgeçten geçerek geliyor. Bazı arkadaşlarımızın önerileri çıkarılıyor” dedi.

Sayıştay temsilcisinin, denetim sonuçlarının sansürlendiği yer olarak işaret ettiği Rapor Değerlendirme Kurulu’nun yapısı 2015 yılında değiştirildi. Değişiklikten önce, Sayıştay’da denetçilerin oluşturduğu grup, bir başkana bağlı olarak denetlemeler yapıyor, ardından tespitler başka bir değerlendirmeye tabi tutulmadan rapora alınıyordu. Bu raporlar kurumlar tarafından da incelendikten sonra TBMM’ye sunuluyordu. Ancak değişiklikten sonra Sayıştay denetçilerinin tespitlerini içeren ilk rapor, kurulda elden geçirilip “redakte” edildikten sonra TBMM’ye gönderilmeye başlandı.

Eski Sayıştay üyesi: Etkin bir süreç yok!

İsminin açıklanmasını istemeyen eski bir Sayıştay üyesi, kurumun “etkisizleştirilme sürecini” BirGün’e anlattı. Sayıştay’ın yeni sistem içinde etkin bir rol üstlenmek yerine çeşitli bahanelerle sorumluluktan kaçmayı tercih ettiğini ifade eden eski Sayıştay üyesi, “Bunun sonucunda tüm fonksiyonlarında çıkmaza düştü. Bugün performans denetimi, mali denetim, Meclis’e raporlama ve yargılama süreçlerinin hiçbiri etkin olarak işlememekte” dedi. Stratejik planlama ve performans programı çerçevesinde tasarlanan yeni performans denetiminin uzun süre geciktirildiğini belirten eski Sayıştay üyesi, “Yedi yıl sonra gönülsüzce performans denetimine başlandığında stratejik yönetim sistemi etkinliğini kaybetmiş, lüzumsuz formalitelere dönmüş durumdaydı. Bugün Sayıştay, denetime elverişli bir içeriği kalmamış stratejik planlar ve performans programları üzerinden göstermelik bir performans denetimi egzersizi yapmaktadır” ifadelerini kullandı.

Tespitlerden sorumlu yetkili ‘değişti’

2017 yılına ilişkin faaliyet denetim raporlarını yayımlayan Sayıştay, birçok kurum hakkında önemli tespitlerde bulundu. Son olarak belediyeler ile ilgili raporunu TBMM’ye sunan Sayıştay’da 2 Kasım’da dikkati çekici bir görev değişikliği oldu.
Ön seçim komisyonunca Sayıştay meslek mensupları kontenjanından 2011 yılında Sayıştay üyeliğine seçilen Zekeriya Tüysüz, birçok yolsuzluğun ortaya çıkarılmasında pay sahibi olan ve 1992 yılından bu yana Denetim İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcılığı görevini yürüten Fikret Çöker’in yerine atandı. Çöker’in bu görev değişikliğinin ardından “izne” ayrıldığı da öne sürüldü. Tepki çeken bu görevlendirme ile ilgili Sayıştay’dan yapılan resmi açıklamada ise görev değişikliğinin Çöker’in talebi ile yapıldığı belirtildi.

TÜİK’e de aynı operasyon

Sayıştay’da yaşananların benzeri kısa süre önce Türkiye İstatistik Kurumu’nda (TÜİK) da yaşandı. Ekim ayında eylül ayı enflasyonunu yüzde 6,3, yıllık enflasyonu ise yüzde 24,52 olarak açıklayan TÜİK’in bu tespiti Yeni Ekonomi Programı’ndaki (YEP) enflasyon beklentisinin üzerinde çıktı. Bu tespitin ardından Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkan Yardımcısı Enver Taştı görevden alındı. Yerine ise Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın Enerji Bakanlığı döneminde birlikte çalıştığı isimlerden Yinal Yağan getirildi.

Paylaş :

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir *

İptal