Suudilerin kapılarını açtığı Reuters kimdir?

Suudilerin kapılarını açtığı Reuters kimdir?

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı olayının medyaya düşmesinin ardından Suudi Büyükelçisinin davet ettiği Reuters muhabirleri binadan fotoğraflar paylaşmıştı. 

Cemal Kaşıkçı olayını ve Suudi kanlı taht kavgalarını konu alan Bülent Orakoğlu, Yeni Şafak’taki yazısında “şeytan ayrıntıda saklı derler” diyerek, Reuters üzerine şu ifadeleri kullandı:

“Başkonsolosluk olaydan günler sonra kapılarını Reuters haber ajansına açıyor. Neden Reuters derseniz şeytan ayrıntıda saklı derler. Londra merkezli şaibeli açıklamaları ile tanınan Reuters direk İngiltere Kraliçesi ile bağlantılı. Bu haber ajansı daha önce de PKK’nın taşeron olarak gerçekleştirdiği birçok ‘küresel terör eylemini’ PKK’yı örtmek amacıyla TAK veya DAEŞ’ın gerçekleştirdiğini açıklayarak iç ve dış kamuoyunu aldatmıştı. Bu sefer de başkonsolosluk yetkilileri temizledikleri binada boş dolapları Reuters elemanlarına göstererek birlikte yeni bir manipülasyona imza atma hevesi kursaklarında kalmıştı.”

Orakoğlu’nun sözleri, Reuters ile ilgili bazı bilgilerin tekrar tazelenmesi gerektiğini hatırlattı. Çeşitli kurumların, kurucularına ve özelliklerine dair haberleri ile bilinen kimkurdu.com internet sitesinde Martin Eden imzası ile yayınlanan bir makalede Reuters hakkında şu bilgilere yer veriliyor:

Reuters’in kurucusu kimdir?

İngiltere’nin en büyük haber ajansı

O uzun mu uzun geçmişi ve Avrupa’nın göbeğinde yer alan, tüm dünyadan en güvenilir haberleri veren tecrübeli kadrosu ile Reuters; uluslararası meselelere dair haberlerde ismine mutlaka rastladığımız bir ajanstır. Reuters’in kuruluşu aslında İngiltere’den daha öncesine kadar uzansa da, Londra’da faaliyetlerine başlamasından beri adını dünya çapında duyurmaya başladığı için biz onu hep İngiliz haber ajansı sıfatıyla tanıdık. Özellikle uluslararası basının Türkiye’deki gelişmelere dair yaptığı haberleri diğer yabancı haber ajanslarıyla karşılaştırırsak Reuters; diğerlerine göre en gerçekçi ve değişime uğramamış demeçleri veren alternatiflerden biridir.

Peki İngiltere ve Avrupa medyası dolayısıyla tüm dünyadaki gelişmelere hakim olmasının yanında borsa, finans, ekonomi gibi alanlarda da dünyanın bir numaralı sözcüsü konumunda olan bu Reuters’in sahipleri kimlerdir? Nasıl bir kuruluş öyküsüne sahiptir? Kuruluşu nerelere uzanmaktadır? Hep beraber inceleyelim:

Reuters’i kimler kurdu?

Faaliyet gösterdiği alana ve dünyada tanınma şekline yakışacak tarzda Reuters; mesleki geçmişinde gazetecilik ve yayıncılık olan biri tarafından kurulmuştur. Ondan sonrasında da istikrarlı bir şekilde büyümesini sürdürmüş ve kalitesini arttırmış; günümüze geldiğimizde hepimizin bildiği Reuters olmuştur.

Londra’da bulunan Reuters; 1851 yılında Paul Julius Reuter tarafından kurulmuştur. Anlayacağınız TV ve görüntülü medya organları ağırlıklı olmak üzere hayatımıza daha geç yerleşen alanlarda hizmet veriyor olmasına rağmen Reuters’in kuruluşu 160 yılı geçkin bir tarihe sahiptir. Zaten öyle olmasaydı diğer Avrupalı ve ABD’li basın-yayın devleri arasında tutunması bu kadar kolay olmazdı.

Ama burada belirtmemiz gereken bir durum var: İngilitere; Reuters Haber Ajansı’nın kendisine kazandırılmasını Almanya’da yaşanan iç savaşa ve devrime borçludur. Şöyle ki; Reuters’in kurucusu olan Paul Julius Reuters; aslen İngiliz değil Alman vatandaşıdır. İngiltere’ye sonradan göç etmiştir.

Paul Julius Reuter (1816-1899)
Paul Julius Reuter (1816-1899)

1816 yılında Almanya’da dünyaya gelen Reuters’in sahibi Paul Julius’un gerçek ismi Israel Josaphat’tır. Yani aslen Yahudidir. Gerçek Reuter’ın yerine dünyaya yanlış bilgiler vermek için MOSSAD tarafından yerleştirilmiştir. Soruyoruz; bu kadar gülecek ne vardı?… Neyse; şaka yapıyorum canlar; Israel Josaphat ve Paul Julius aynı kişilerdir. Kendisi 29 yaşına kadar Almanya’da yaşamasına rağmen anarşi döneminde kendini güvende hissetmediği için 1845 yılında İngiltere’ye göç etmiş ve hayatına burada devam etmiştir. Londra’ya göç ettiğinden din değiştirerek Hristiyan olan Reuter; ismini de bugünkü haline çevirmiştir.

İngiltere’ye taşınmasına rağmen Reuter Almanya ile bağlarını koparmamış; hatta yayıncılık hayatındaki ilk atılımını da bu alanda yapmıştır. 1847 yılında Berlin merkezli bir yayınevi olan Reuter and Stargardt isimli bir şirkete ortak olmuş ve basın-yayın hayatındaki ilk kilometre taşını geçmiştir. Zamanla Fransa’da ve İngiltere’nin diğer bölgelerindeki haber ajanslarıyla da ilişkilerini geliştiren Reuters; o zamanki şartlarda en iyi imkan olarak İngiltere-Fransa arasındaki haberleşme için güvercinleri kullanarak habercilikte çığır açmış; uluslararası bazda en hızlı ve en doğru haber taşıyan kuruluşlardan biri olmuştur. Öyle ki; bu güvercin stratejisi Reuters’in Paris borsasına dair haberleri İngiltere’ye en kısa sürede ulaştırabilmesini sağlamış, bu da günümüzde bilinen borsa, ekonomi, finans ağırlıklı ajansın temellerini atmıştır. Tabii zamanla telgraf ve ileri elektronik yöntemlere geçiş yapılmıştır.

Reuters’in sahibi kim?

Aradan geçen 170 yılda Reuters; tüm dünyadan güncel haber hizmetinin yanı sıra ülkelerin borsaları arasındaki en hızlı ve en güvenilir haberleşmeyi sağlayan haber ajansı olarak prestijini ıspatlamış; gelirinin çoğunu bu kanaldan elde etmiştir. Rakamlarla ifade etmek gerekirse; biz daha çok güncel haberlerle tanımamıza rağmen Reuters’in bu koldan elde ettiği gelir, toplam kazancının sadece %10’udur. Yani Reuters; tam anlamıyla bir borsa-finans ajansıdır.

Günümüzde Reuters’in sahibi ise kurucusunun torunlarından Thomson Reuters‘tir.

Paylaş :

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir *

İptal