Çocuklar bile ‘kapaksa kapak’ dememişlerdi

Çocuklar bile ‘kapaksa kapak’ dememişlerdi

Kahvehane yakınlarında kapak toplayan çocuklar, bira kapağına rastlayacak olursa, dönüp bakmaz ve iğrenç bir şey görmüş gibi yüzünü buruşturur. Hâlbuki o da aynı metalden yapılma, onun da kenarları aynı şekilde tırtıklı. Fakat değeri sıfır. Hatta sıfırın bile altında.

Yeni Şafak yazarlarından Mehmet Şeker, ülkenin genlerine işlemiş İslami kodların bir yansımasını çocuk oyunlarından verdiği bir örnekle anlattı bugünkü yazısında. “Ceviz oyunu” başlıklı yazısında değişik çocuk oyunlarını anlatan Şeker, gazoz kapakları ile oynanan oyunlarda çocukların bile bir ayrım yaptığını ve bira kapaklarına sıfır değer biçtiklerini ve bunun ülkenin her yerinde böyle algılandığını anlattı. Yazısının ilgili bölümünde o ilginç tesbitini şöyle anlattı Mehmet Şeker:

İki farkı vardır cilli ile oynanan oyunun.

Mors daire değil, üçgen şeklinde çizilir. Ve oyun sonunda cilliler ve gazoz kapakları yenilmez.

Gazoz kapağı oyununda da mors yuvarlaktır.

Atış yapılmak için kullanılan ise, yassı bir taş, bir kiremit parçası veya eski ayakkabılardan koparılmış topuk yahut tabandan özenle kesilip kenarları düzeltilmiş kösele parçasıdır.

Ona da ‘sade’ adı verilir. Sadesi sağlam olan, iyi atış yapan, gazoz kapaklarını toplar.

Kafa karış tarzı, cilli ve gazoz kapakları ile de oynanır.

Atışlar sade ile yapılır. Rakibin sadesini vuran veya bir karış kadar yaklaşan kazanır.

Mesafeyi, atışı yapan her çocuk, kendi karışıyla ölçer.

Gazoz kapağı, en düşük değere sahiptir.

Meyveli gazoz, yöreye göre ya iki sade gazoz kapağı eder, ya üç, ya beş.

En değerlisi ise meyve suyu kapağıdır.

Bira kapakları ise hiçbir çocuğun nezdinde değerli sayılmaz.

Oyuna dâhil edilmezler.

Kahvehane yakınlarında kapak toplayan çocuklar, bira kapağına rastlayacak olursa, dönüp bakmaz ve iğrenç bir şey görmüş gibi yüzünü buruşturur.

Hâlbuki o da aynı metalden yapılma, onun da kenarları aynı şekilde tırtıklı.

Fakat değeri sıfır. Hatta sıfırın bile altında.

Bu kararı kim vermiştir, nasıl vermiştir?

Nasıl bu kadar kesin çizgilerle uygulanmıştır ve her ülkenin tarafına aynı şekilde nasıl yayılmıştır?

Çocuklar neden, “kapaksa kapak” dememişlerdir?

Epeyce düşünülmesi gereken bir husustur bu ve kanaatimce son derece önemlidir.

Paylaş :

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir *

İptal