Lâ ilâhe illallâhu v’Allahu ekber

Lâ ilâhe illallâhu v’Allahu ekber

Allah Teâlâ (c.c), kurban ibadetimizi ihlas, teslimiyet, samimiyet, adanmışlık ve takvâ ile ifa etmeyi; Kurban Bayramımızı da bu tevhid, tekbir, tehlil ve tahmid şuuru ile idrak etmeyi nasip eylesin.

Kurban ve Teslimiyet

Abdullah Yıldız

Bugün Kurban Bayramı. Bayram, milletimize ve Ümmet-i Muhammed’e hayırlar getirsin inşaallah.

Peygamber Efendimizin (s.a) sünnetine uyarak, Arefe günü sabah namazından başlamak suretiyle bayramın 4. günü ikindi namazına kadar, her farzın ardından “Allahu ekber, Allahu ekber; Lâ ilâhe illallâhu v’Allahu ekber; Allahu ekber ve lillahi’l-hamd” diyerek “Teşrik Tekbirleri” getirmeyi sürdürüyor; böylece Allah’ın birliği, büyüklüğü, yegâne ilâh olduğu, bizlere lütfettiği tüm nimetler ve kurban nimeti için sadece O’na hamdü senâ etmek gerektiği hakikati ekseninde bütünleşiyoruz.

“Biz her ümmet için bir kurban kesme ibadeti koyduk…” (Hac 22/34) âyet-i kerimesi mucibince, kurban ibadetinin bir kulluk görevi olduğunun bilincindeyiz. “Onların ne etleri ne kanları Allah’a ulaşır, fakat O’na sadece takvânız ulaşır.”(Hac 22/37) âyetinde beyan buyurulduğu üzere, kurban ibadetinin amacının ve hikmetinin Allah’a (c.c) kurbiyet (yakınlaşma) ve takvâ (Allah’a karşı gelmekten sakınma, Allah’tan korkup O’na sığınarak günahlardan ve haramlardan korunma, Allah’a ve kullarına karşı sorumluluk şuuru ile hareket etme) olduğunun ayırdındayız. Kurbanlarımızın, Hz. Âdem’in (a.s) iki oğlunun Allah’a sundukları “qurbân”larının kabul edileni (Maide 5/27) sınıfından olması için ihlâsıve takvâyı kuşanmamız; Allah’ın zikri ile ürperen kalplerimize takvâyı yerleştirmemiz (Hac 22/32, 35) gerektiğinin de farkındayız.

İşte bu duyarlığa sahip olabilmek ve adanmışlık ruhunu yakalayabilmek için, Peygamberimizin (s.a) şahsında bizlere de emredilen “O halde, Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.” (Kevser 108/2) talimatına uyarak, tıpkı Efendimizin (s.a) kestiği gibi, yalnızca Rabbimiz için kurban kesmeliyiz: 

Rivayetlere göre, Rasûlüllah Efendimiz (s.a) kurban kesmeye başlarken: “Ben yüzümü gökleri ve yeri yaratana doğru çevirdim, Ben Allah’a şirk koşanlardan değilim.” (Enam 6/79) ve “De ki: Benim namazım, nüsüküm (kurbanım ve bütün ibadetlerim), hayatım ve ölümüm Âlemlerin Rabbi olan Allah’ındır.” (Enam 6/162); “O’nun ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum ve ben Müslüman olanların ilkiyim/öncüsüyüm.” (Enam 6/163)âyetlerini okumuş; sonra “Ya Rabbi, bu kurban Sendendir ve Senin içindir.” duası ile “Bismillahi Allahu ekber”diyerek kurbanını kesmiştir (Tâc, 207).

Tıpkı Efendimizin (s.a) atası Hz. İbrahim’in (a.s), oğlu İsmail’i (a.s) kurban etmekle sınandığında, her ikisinin de Allah’a teslimiyetbağlılık ve sabır göstererek çetin imtihanı kazanmaları gibi…

“… (İbrahim:) ‘Yavrucuğum! Ben seni rüyamda boğazladığımı görüyorum; bir düşün, ne dersin?’ dedi. O da cevaben: ‘Babacığım! Emrolunduğun şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulursun’, dedi. Her ikisi de teslim olup, onu alnı üzerine yatırınca: Biz ona: ‘Ey İbrahim!’ diye seslendik. ‘Rüyayı gerçekleştirdin. Biz iyileri böyle mükâfatlandırırız. Bu, gerçekten çok açık bir imtihandır.’ Biz, oğluna bedel ona büyük bir kurban verdik.” (Sâffât 37/102-107)

Allah Teâlâ (c.c), kurban ibadetimizi bu ihlas, teslimiyet, samimiyet, adanmışlık ve takvâ ile ifa etmeyi; Kurban Bayramımızı da bu tevhid, tekbir, tehlil ve tahmid şuuru ile idrak etmeyi nasip eylesin.

Rabbim bir sonraki Kurban Bayramına sizleri ve bizleri bu adanmışlık ruhuyla kavuştursun inşallah.

YENİ AKİT

Paylaş :

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir *

İptal