Murat Bardakçı, Kılıçdaroğlu’nun “Osmanlı” değerlendirmesini ti’ye aldı

Murat Bardakçı, Kılıçdaroğlu’nun “Osmanlı” değerlendirmesini ti’ye aldı

Bardakçı, Kılıçdaroğlu’nun sözleri için bunların ardında ‘şayet derin bir cehalet değil de bir kasıt mevcut ise, vaziyet daha da vahim demektir!’ diye yazdı.

Yörük-Türkmen Çalıştayı’nda yaptığı konuşmasında Osmanlı’ya ilişkin sözlerini gündemine alan tarihçi Murat Bardakçı, Habertürk’teki köşesinde bu sözlerle dalga geçti. Bardakçı, Kılıçdaroğlu’nun Osmanlı’yı yerle yeksan ettiği o konuşmasına işaret ederek şöyle yazdı:

“Osmanlı’nın aslında neyin nesi olduğunu bir güzel anlattı; Osmanlı zamanında Türkler’e yapılan baskıların, işlenen cinayetlerin ve hattâ dilimiz ile kültürümüzün perişan edilmesinin örneklerini delilleri ile sıralayıp geçmişin bu utanç verici dönemini, yani altı asırlık Osmanlı devrini hâk ile yeksân etti! Ama, bütün bu gerçekleri dile getirirken dili sürçmüş olacak ki küçük bir hatâ yaptı; ‘Osmanlı’nın sarayında Farsça konuşulurdu, Osmanlıca konuşulurdu ama bu çadırlarda özbeöz Türkçe konuşulurdu’ dedi…”

Murat Bardakçı, aslında Kılıçdaroğlu yanlış biliyor, Osmanlı sarayında Farsça değil Japonca konuşulurdu diyerek yazısının sonuna kadar dalga geçti. Yazısının son bölümünde ise, 1930’lardan kalma “geçmişi karalama” edebiyatının tuhaf ve hatta fazla ucuz kaçtığını belirtti:

“İşin şaka tarafı bir yana, Türkiye’nin anamuhalefet liderinin hem anadili, hem de askerî lisanı Türkçe olan Osmanlı İmparatorluğu’ndan bahsederken ‘Sarayda Farsça konuşulurdu’ demesi, Osmanlı Devleti’ni kuran Kayı boyunun da bir Türkmen aşireti olduğunu gözardı ederek İstanbul’un Türk’ü ile Anadolu’nun Türk’ünü farklı ve birbirine düşman ayrı milletler gibi göstermesi, Yörükler ve Türkmenler ile devlet arasında geçmişte vergi tahsili gibi meselelerden kaynaklanan gerginlikleri ‘zulüm’ diye nitelemesi tuhaf, hattâ ayıp iddialardır ve bu iddiaların ortaya atılmasının ardında şayet derin bir cehalet değil de bir kasıt mevcut ise, vaziyet daha da vahim demektir!

CHP’nin lideri yahut liderin metin yazarları galiba farketmiyorlar ama artık 2018’deyiz ve 1930’lardan kalma böyle ‘geçmişi karalama’ edebiyatı 2018’de tuhaf, hattâ fazla ucuz kaçıyor!”

Paylaş :

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir *

İptal