Suriye’de ‘füze şovu’ yapanlar hiçbir zaman Esad’ı hedef almadılar…

Suriye’de ‘füze şovu’ yapanlar hiçbir zaman Esad’ı hedef almadılar…

Mesela, Şam’daki sarayını vurmayı akıllarının ucundan bile geçirmediler. Çünkü, gitmesini istemiyorlardı. Halen daha istemiyorlar!

Yeni Şafak yazarlarından Tamer Korkmaz, kimyasal saldırı bahanesi ile yapılan saldırının bir tiyatrodan ibaret olduğunu belirterek, Esad şeytanına en ufak bir zarar gelmediğini vurguladı bugünkü yazısında. O yazının bir bölümünde ‘füze şovu’ için şunları söylüyor Tamer Korkmaz:

Füze Şovu bitti; kandan beslenen devletlerin alayı Kimyasal Esad’ları ile yollarına devam ediyorlar. Beşşar şeytanına en ufak bir zarar gelmedi. Yine, cezalandırılmadı! Elleri kanlı vaziyette Şam’daki sarayında oturmaya devam ediyor.

‘Bir milyon insanın katili’ sıfatıyla masumları katletme potansiyelini aynen koruyor.

Füze Tiyatrosu’nun “göstermelik” mesajı, Esad denilen zalim için hiçbir şekilde “caydırıcı” olmayacaktır.

ABD ile yancıları İngiltere ve Fransa vuracakları yerleri zaten belli ettiler: Suriye Rejimi de oraları boşalttı. Maksat, her türlü hâsıl oldu!

“Savaş Tiyatrosu” kapsamındaki bu saldırılar; en başta ABD olmak üzere batılı devletlerin aslında “Sam Rejimi’nin devamından yana olduğu” gerçeğini perdelemeye yarıyor.

ABD’nin, bir yıl önceki “kimyasala karşı” göstermelik saldırısının ardından da böyle olmuştu…

Suriye’de iç savaşın başlamasından bu tarafa “Kayıkçı Kavgası” yapıyorlar. Hiçbir zaman Esad’ı hedef almadılar. Mesela, Şam’daki sarayını vurmayı akıllarının ucundan bile geçirmediler. Çünkü, gitmesini istemiyorlardı. Halen daha istemiyorlar!

“Şam Rejimi devrilirse, Türkiye’nin tesiri altında bir yönetim başa gelir. O vakit hapı yutarız” diye hesap ettiler; ta en başından beri!

İki yüz on beş kimyasal saldırının “iki yüz on üçünde” neredeydi, Batı Kulübü? Ya, Şam Şeytanı’nın konvansiyonel silahlarla yaptığı katliamlarda yok ettiği sayısız masumun, çocuğun, sivilin ardından ne yaptılar?

El Cevap: Müslümanların kanları dökülüyor diye kapalı kapıların ardında ellerini ovuşturdular…

Sadistçe sevindiler…

İçerideki hainlerin, bilumum etki ajanlarının, işbirlikçi takımının “uğruna görev yaptığı; putlaştırıp taptığı” Batılı Devletler mi; işte tam olarak böyledir!

Paylaş :

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir *

İptal