Çin’in son İmparatoru ve ilginç gelişmeler

Çin’in son İmparatoru ve ilginç gelişmeler

Çin’de Pazar günü yapılan Anayasa değişikliği ile birlikte, 2023 yılında süresi bitecek olan Devlet Başkanı Xi Jinping’in ömür boyu lider olmasının önünde bir engel kalmadı. Bununla birlikte Çin’de devlet başkanını güçlendirmeye yönelik uygulamalar dikkat çekiyor.

Konuyu Yaman Törüner, Milliyet gazetesindeki köşesine taşıdı. Bugün yaptığı değerlendirmesinde önce yaşanan gelişmeleri sıralayan Törüner, ‘totaliterleşme’ eğiliminden tedirginliğini belirtti. Çin’de yaşananlar üzerine Törüner’in yorumu şöyle:

Dün, Çin’de Komünist Parti Lideri ve Başkan Xi Jinping’in ömür boyu lider kalıp kalmayacağı konusunda bir oylama vardı. Bu anayasa değişikliği olmasaydı, Xi’nin görev süresi 2023 yılında bitecekti. Ancak Xi, “Daha yapılacak çok şey var!” diyerek, yaşadığı süre boyunca Çin’i kayıtsız, şartsız ve sorumsuz yönetme yetkisi aldı.

Karar, Çin’in komşuları arasında büyük tedirginlik yaratırken; Xi, Çin’i dünya lideri yapacağını, çok güçlü yenilmez bir ordu kuracağını, Avrupa’ya kadar uzanacak İpek Yolu’nu yeniden hayata geçireceğini söylüyor.

Tedirginlik yarattı

Ancak, savaş açma yetkisi dahil, her türlü kararın bir kişi tarafından alınacak olması, halk kitleleri arasında, dile getirilemeyen büyük tedirginlik yaratıyor.

Öte yandan, devlet kontrolündeki televizyonlar, sokakta yaptıkları röportajlarda, sürekli halkın desteği varmış gibi bir imaj yaratıyorlar. Durumları nispeten iyi olan Çinli aileler, şimdiden, ülkeden para çıkarma, emlak satma ve çocuklarını yurtdışında okutma peşine düştüler. Hong Kong’lu protestocu lider Joshua Wong “bir günde Kuzey Kore’de yaşıyor gibi olduk; Çin’de İmparator Xi dönemi başladı” diyor.

Sansür uygulanıyor

Çin’de bir süredir, basın ve internet sansürleri uygulanıyor. Hatta, çocuk çizgi filmi “Winnie The Pooh” karakteri bile, Başkan Xi’ye benzetildiği için yasaklandı. The Pooh, çizgi filmde, bal kovanına sıkı sıkıya yapışıyor ve çocuklara, “sevdiğiniz şeye sarılın ve bırakmayın” imajı veriyordu. Xi’ye şimdiden, “Her şeyin Başkanı – Her kurumun CEO’su” unvanı verildi. Kısacası, Xi’nin hata yapmasının çok kolay; eleştirilmesinin çok zor olacağından, endişe ediliyor.

İdeal baba

2016 yılının başlarına kadar, “Xi Baba (Xi Dada)” olarak halk arasında sevgi toplayan Xi, son yıllarda otoriter lider Mao Zedong’a benzetilmeye başlanmıştı. Xi, tamamen erkeklerin yönettiği bir parti ve hükümet kurdu. Oysa, Başkan’lığının ilk yıllarında, halk onu “ideal baba” ve “ideal eş” olarak alkışlıyordu. Çin’de “adam olacaksan Xi gibi ol!” veya “Evleneceksen Xi gibi bir adamla evlen!” söylemleri yayılmıştı.

Feministler…

2015 yılında, feminist olduklarını söyleyen kadınlar, tutuklanmaya başlandı. Çin’de buna “5 feminist kadın” olayı deniliyor. Tutuklanmaları takiben, kadınların aşağılanması, taciz edilmesi ve erkekler tarafından dövülmesi gibi haberler sansürlenmeye ve yasaklanmaya başladı. Kadınların kocalarına “tam anlamıyla itaatkâr” olmaları yönünde söylemler geliştirildi.

Çin Komünist Partisi’nin 70 yıllık tarihi boyunca, Komünist Parti’nin üst yönetimi sayılan Politbüro’ya hiçbir kadın getirilmedi. Kadınların yönetimde olmasının, Komünist Parti’yi ve komünist hareketi bitireceği, söylemi yaygınlaştırıldı.

Çin’deki bu eğilimin, Filipinler, İran ve Rusya gibi, totaliter rejim ve kişilerce yönetilen ülkeler tarafından örnek alınabilecek olması, tüm dünyayı endişelendiriyor. Hatta, Amerika Birleşik Devletleri’nde bile, “gittikçe totaliterleşme eğilimi” görüldüğü dile getiriliyor.

Devam edeceğim.

Paylaş :

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir *

İptal