Ekonomik bağımsızlık için neye ihtiyaç var?

Ekonomik bağımsızlık için neye ihtiyaç var?

Türkiye’nin gerçek manada bağımsızlığı, devletten başlayarak herkesin iş yapma biçimini gözden geçirmesinden ve işini iyi yapmasından geçiyor!

Sabah gazetesi ekonomi yazarlarından Okan Müderrisoğlu, siyasete hakiki manada güç katan “ekonomik istikrarın” sürdürülebilirliğini temin etme gereğinden söz ettiği yazısında, ekonomik bağımsızlığı kazanabilmek için gerekenleri ele aldı. Müderrisoğlu, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni fırsat bilerek diğer tüm alanlarda olduğu gibi “ekonomi yönetimini” de yeniden yapılandırma zorunluluğu bulunduğunu kaydettiği yazısında, “Peki neye ihtiyaç var?” sorusuna ise şöyle yanıt veriyor:

Esasen, dünyayı yeniden keşfedecek değiliz. Türkiye tecrübesi yapılması gerekenleri zaten işaret ediyor. Birkaç somut örnek verecek olursak…
* Doğrudan Cumhurbaşkanı’na bağlı çalışan, en fazla 100- 150 uzmandan oluşan “Stratejik Planlama Başkanlığı.” Bu kurum, Türkiye ekonomisinin gerek makro dengelerini gerekse sektör bazında gelişmelerini cesurca raporlayacak, küresel gelişmeleri dikkatle izleyecek ve vizyoner bakış açısı ortaya koyacak.
* Hazine ve Maliye birlikteliği de artık zaruri ihtiyaç. Bugünkü şekliyle dış ticaret bakanlığı olan Ekonomi Bakanlığı’nın, ismini asli sahibine bırakması kaçınılmaz. Dış ekonomik ilişkiler istenirse ayrı bir kurumsal çatı altında toplanabilir. Ama ilke olarak devletin gelirlerinin toplandığı, gider planlamasının ve harcamasının yapıldığı Maliye ve Hazine senkronize edilmeli, Ekonomi Bakanlığı olmalıdır.
* Bankacılık, sigortacılık ve sermaye piyasalarına da “Mali Piyasalar Başkanlığı” kimliği kazandırılarak, ihtisaslaşma ile etkili yönetim arasında denge kurulabilir.
* Merkez Bankası’nın, politika araçlarını kullanımındaki bağımsızlığı ile hükümetin öncelikleri arasındaki ilişki yeniden tanımlanabilir. Bürokrasiye, siyasete karşı devleti koruyucu rol verilemez. Aynı zamanda, diğer kurumlardan hangilerine, idari ve mali özerklik tanınacağı belirlenebilir.
* Bakanlık sayısı azaltılabilir. Bazı kurumlar kapatılabilir. Birçoğu fonksiyonlarına göre, çeşitli bakanlıklara dağıtılabilir.
* Ve nihayet vergi idaresi de bilhassa denetim yönüyle amacına ulaşmayan reformun aksayan yönlerine ve bürokratik hiyerarşiye göre değil, ülkenin ihtiyaçlarına göre sıfırdan ele alınabilir…
Özetle… Kurt kapanına sokulmak istenen Türkiye’nin gerçek manada bağımsızlığı, devletten başlayarak herkesin iş yapma biçimini gözden geçirmesinden ve işini iyi yapmasından geçiyor!

Paylaş :

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir *

İptal