Başörtüsü yasağının arkasında durdu!

Başörtüsü yasağının arkasında durdu!

Rektör Kemal Alemdaroğlu, Habertürk TV’de Kübra Par’ın sorularını yanıtladı.

28 Şubat’ın önemli isimlerinden, eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu, Habertürk TV’de Kübra Par’ın sorularını yanıtladı.

’28 ŞUBAT DARBE DEĞİLDİ’

28 Şubat sürecine ilişkin soruyu yanıtlayan Alemdaroğlu, “Bir müdahale, bir darbe olarak, postmodern darbe dense de ben darbe olarak bakmıyorum. Çünkü, 28 Şubat, o güne kadar mevcut iktidarın, yani Refahyol iktidarının bazı yanlışlarının veya onun döneminde bazı yetkililerin yanlışları sonrası Milli Güvenlik Kurulu’nda (MGK) verilen bir kararın uygulaması var. O günkü MGK’da rakamı yanlış bilmiyorsam, sivil sayısı asker sayısından fazlaydı. Cumhurbaşkanı Demirel’in başkanlığında toplanan MGK’da Başbakan, Başbakan Yardımcısı birkaç tane, Dışişleri Bakanı, Adalet Bakanı, İçişleri Bakanı gibi en az 6 kişi vardı. Asker kökenli olarak da 5 kişi vardı.” dedi.

“BAŞÖRTÜSÜ YASAĞINI HİÇBİR ZAMAN HATA OLARAK GÖRMEDİM”

İstanbul Üniversitesi Rektörlüğü zamanında aldığı başörtüsü yasağı kararı ile ilgili olarak Alemdaroğlu, “1996’da ben başörtüsü konusunda ne yapacağımı açık açık göstermiştim. Seçim öncesi bunlar bana sorulduğu zaman ‘Anayasa ve yasalar neyi emrediyorsa onu uygularım’ dedim. O şekilde oy aldım, atandım.” dedi. Alemdaroğlu, “başörtüsü ile kapalı ve açık alana girilemez” genelgesi için “Hiçbir zaman hata olarak görmedim” diye konuştu.

“ORDU GÖREVE” PANKARTINI AÇANLAR AKLANDI, BEN SUÇLU GÖSTERİLDİM”

Bir mitingde öğrencilerin açtığı “Ordu göreve” pankartı ile ilgili soruyu yanıtlayan Alemdaroğlu, “Bu kişiler 10-15 kişilik bir gruptu. Sürekli bir takım eylemler hazırlıyorlardı. Bizimle hiçbir ilgisi yok. Biz bunlar üzerinde gerekli işlemler yapmak istedik. Üniversite dışındaki olayları vali bildiriyor, o zaman soruşturma açılıyordu. O gün pankarttan rahatsız olduk… Bunlar tamamen bir oyundu. Onlar Ankara Başsavcılığı’nın açtığı davada aklandılar, o çocuklar, pankart asanlar aklandı ama ben, Ergenekon’da da bu suçum olarak gösterildi. Savunmamı da yaptım, kendimi savundum. Şimdi de siz soruyorsunuz” dedi.

“ATATÜRKÇÜLÜK EVDE OTURMAKLA OLMAZ”

10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in o dönemki uygulamalarını eleştiren Alemdaroğlu, Sezer’in, YÖK’ün kendisi hakkında verdiği kararını uygulayarak kendisini de görevden aldığını belirterek, “Atatürkçülük evde oturmakla olmaz. Evde oturup eşi ile sohbet etmekle Atatürkçülük olmaz. Atatürkçülük bir yaşam felsefesidir. 7 yıl Cumhurbaşkanlığı yapmış bir kişi, 10 yıldan beri herhangi bir yerde bir konuşmasını, bir yazısını görmedim, duymadım. Atatürkçülük mü, ‘ben devrimi tamamladım, evimde oturdum’ demek mi? Onu bilemem.” diye konuştu.

Paylaş :

Yorum Ekle

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir *

İptal

1 Yorum

  • hüseyin alan
    22 Aralık 2017, 12:35

    dünya duysun!
    Alemdaroğlu nasıl kutsal laikçi ve kutsal devletçi bir ittihatçı idiyse, karşıtları da tersinden dindar ve kutsal devletçi ittihatçılardı. 100 sene önceye gidin, bu iki taraf saltanata karşı birlikte ittifak içindeydiler.

    İttifakın adı değiştiyse de o ittifak bu günde bozulmuş değildir. Bunların aralarındaki çatışma sadece devlet imkanları ve gücünü kullanmak konusundadır.

    Bu ittifakın en güçlü sloganı, saltanata karşı olmaları, emperyalizme karşı bağımsızlık mücadelesi diye bir şey. Oysa dibine kadar modern devletçiler, sonuna kadar "bilim-teknoloji-mali sistem-kalkınma-refah-laiklik-demokrasi" konularında emperyalist Batıcılar.

    Bunların tek derdi var, Batı karşısında pozitivist bilim, savunma ve teknik olarak aldıkları mağlubiyetin sebebini dine bağlamak şartıyla dini nereye yerleştirecekleri meselesi. Sığındıkları ve var kalmaya çalıştıkları yer neresi, millik kimlik ve kültür alanında iktidarı ele geçirmek.

    Milli kimlik ve kültür gibi uydurulmuş bir alanda iktidar olma şansları neye bağlı? Diğer her alanda Batılı olmaya…

    Yesinler sizin milliciliğinizi de, dindarlığınızı da. İki yüz yıldır ülkeyi sırf iktidar olmak uğruna harcadınız. Milletin hayatını kararttınız.

    Bu vesileyle bir şeyi daha duyduk, dünya da bizimle duyacak anlaşılan! Neymiş, "Atatürkçülük bir yaşam felsefesiymiş!" Vay anasını, bu gibileri müzeye almak ve korumak lazım, türünün başka örnekleri fazla yok çünkü!

    Yanıtla